Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15635 E. 2023/7768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15635
- Karar No
- 2023/7768
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/278 E., 2016/94 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağından, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümler temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli, 2015/278 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.09.2020 tarihli ve 14-2016/182863 sayılı, onama görüşlü, Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin anne ve babasının suçtan doğrudan zarar görmeleri nedeniyle katılma taleplerinin reddedilmesinin hukaka aykırı olduğunu ve sanık ile yakın akraba olduklarından herhangi bir şüphe duymadıklarını, diğer mağdure ve ailesinin de bu nedenle şikâyetlerinden vazgeçtiklerini, katılan mağdurenin de aralarındaki ilişkinin zedelenmemesi için kimseye anlatımda bulunmadığını ve olayı intikal ettirmediğini, rızasının olduğunun kabul edilemeyeceğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanığın katılan mağdurenin halasının eşi olduğu, 2014 yılı temmuz ayı içerisinde motosiklet kullanmayı öğretme bahanesi ile arkadan sarıldığı katılan mağdurenin göğüslerini ve kalçalarını okşadığı, cinsel organını katılan mağdurenin kalçasına sürttüğü, 2014 yılı ekim-kasım aylarında da yeni aldıkları evi gösterme bahanesiyle evine götürdüğü katılan mağdurenin zorla kıyafetlerini çıkardığı, eliyle ağzını kapattığı, katılan mağdureyi yüz üstü yatırıp cinsel organını katılan mağdurenin kalçalarına sürttüğü, 13.10.2015 günü katılan mağdurenin ailesiyle birlikte kaldığı eve geldiği, yatak odasında tek başına oturmakta olan katılan mağdurenin dudaklarından öpmeye çalıştığı sırada evin dış kapısının açılma sesi üzerine eylemine son vererek dışarıya çıktığı iddiasıyla çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, son olay tarihinden bir gün sonra katılan mağdurenin müracaatı ile intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde tanık beyanı yada adli rapor bulunmaması, mesajlaşmalardan katılan mağdure ile sanık arasında tartışma yaşandığının anlaşılması, tanık beyanlarına göre sanık ... katılan mağdurenin bir odaya girerek yalnız kaldıkları ve birlikte sanığın evine gittikleri anlaşılmakta ise de zor kullanıldığına dair delil bulunmaması, katılan mağdurenin sanığın iddia konusu ilk eyleminden sonraki aşamalarda sanık ile sürekli olarak ve herhangi bir zorlamaya dayanmaksızın birden fazla kez görüşmesinin yaşı nazara alındığında hayatın olağan akışına uygun olmaması ve anlatımlarının tanıklarca doğrulanmaması nedeniyle sanığın atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 1. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Ret sebebine göre Tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadeleri, mesajlaşma kayıtları ile mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından; sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikâyetçi Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli, 2015/278 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.