Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15437 E. 2023/8659 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15437
- Karar No
- 2023/8659
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/65 E., 2016/66 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/65 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) (6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un (6545 sayılı Kanun ile değişiklikten sonrası) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Süre tutum dilekçesi sunulmasından ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin ifadesi ve suça sürüklenen çocuğun savunmasından anlaşılacağı üzere suça sürüklenen çocuk ve mağdure arasındaki arkadaşlık ilişkisinin 2014 yılı Mart ayında başladığı ve yaklaşık 6-7 aylık ilişkilerinin olduğu, ilk kez 2014 yılı Haziran ayının ilk haftasında cinsel ilişkide bulundukları, 21.12.2014 tarihinde ise mağdurenin ailesine not bırakarak evinden ayrıldığı ve suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin rızayla normal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, Ankara Polis Kriminal Laboratuvarının 15.01.2015 tarihli raporuna göre mağdurenin vajinal sürüntü örneğinde suça sürüklenen çocuğun DNA izlerinin olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde mağdure ile 2014 yılının Haziran ayının ilk haftası ve Aralık ayında olmak üzere iki kez cinsel ilişkiye girdiklerini kabul ettiği ancak mağdurenin yaşının on altıdan küçük olduğunu bilmediğini ifade ettiği, mağdure ile suça sürüklenen çocuk arasındaki ilişki süresi ve evlenme kararı almış olmaları dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, iki olay arasında geçen süre de dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun suç işleme kararının yenilendiğinin kabul edilmesi gerektiği, zira suça sürüklenen çocuğun Mahkeme tarafından alınan savunmasından da anlaşılacağı üzere ilk cinsel ilişkiden sonra 123 gün küs kaldıklarını ve daha sonra barıştıklarını, bu sebeple suça sürüklenen çocuğun mağdureyi istismar etmesi yönündeki eyleminin bir suç işleme icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, suça sürüklenen çocuğun 2014 yılının Haziran ayının ilk haftasında gerçekleştirdiği istismar eyleminden ve 2014 yılı Aralık ayında gerçekleştirdiği istismar eyleminden ayrı ayrı suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, her ne kadar suça sürüklenen çocuğun Mahkemedeki savunmasında, mağdurenin on altı yaşında olduğunu bildiğini, on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de; suç tarihi itibari ile mağdurenin on beş yaşını tamamlamasına uzunca bir süre bulunduğu, ayrıca suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin ilk cinsel ilişkiden en az 3 ay önce tanıştıkları hususları bir arada değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun hata hükümlerinden yararlanmasının mümkün bulunmadığı, böylece, suça sürüklenen çocuğun ikrarı, mağdurenin beyanı, cinsel istismar olayıyla ilgili alınan raporlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun 2014 yılı Haziran ayı içerisinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un lehe olan (6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğun 2014 yılı Aralık ayı içerisinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanında mağdurenin 1999 doğumlu olduğu ve yaşını on altı olarak bildiği yönündeki savunmaları, mağdurenin kovuşturma aşamasındaki beyanında "Ben suça sürüklenen çocuğa yaşımı hep on altı olarak söylüyordum" şeklindeki beyanı ve tüm dosya kapsamından suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yetersiz ve dosya içeriğine uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; suça sürüklenen çocuğun mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, suça sürüklenen çocuğun 2014 Haziran ve 2014 Aralık ayındaki her bir eylemi yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/65 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.