Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15351 E. 2023/8264 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15351
- Karar No
- 2023/8264
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/205 E., 2016/61 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/205 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararı ile; SSÇ'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin beyanlarında SSÇ'den bahsetmediğini, SSÇ’nin atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığını, mağdurenin hamile olmasının istismar eyleminin nitelikli olarak gerçekleştiği anlamına gelmeyeceğini, SSÇ ve mağdurenin her ikisinin de on beş yaşından küçük olması nedeniyle SSÇ'nin tek başına suçlu kabul edilemeyeceğini, görüşme raporunun tek başına delil olamayacağını, Adlî Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR SSÇ'nin öz kardeşi olan mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, SSÇ'nin olayları hatırlamadığına dair beyanda bulunduğu, mağdurenin hamileliğinin tespiti ile intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurenin olayın ortaya çıkmasının ardından düzenlenen görüşme tutanağında ve Mahkemede abisi olan SSÇ'nin evlerinin ahırında kendisine zor kullanarak istismarda bulunduğunu beyan etmesi, SSÇ, mağdure ve mağdureden cinsel istismar neticesinde ... çocuktan alınan kan örneklerinden elde edilen genotipler arasında anne-çocuk-baba ilişkisi bakımından uyum bulunduğunun bildirilmesi nedeniyle SSÇ'nin atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE Mağdurenin beyanları, savunma, raporlar ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, SSÇ hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/205 Esas, 2016/61 Karar sayılı kararında SSÇ müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden SSÇ müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.