Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15053 E. 2025/80 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15053
- Karar No
- 2025/80
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1375 E., 2020/388 K. SUÇLAR : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan beraatine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesin kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan yargılama neticesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurelerin soyut beyanları doğrultusunda hüküm kurulduğundan ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından hakkında beraat hükmü kurulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiş ve bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin ilk paragrafında, sanığın, mağdureler Zeliha ve Havva’ya yönelik eylemleri nedeniyle İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinin esastan reddine karar verildiği, ikinci, üçüncü ve dördüncü paragrafında ise sanığın katılan mağdureler Birsen ve Burçin’e yönelik eylemleri nedeniyle ise İlk Derece Mahkemesinde kurulan hükümlerin kaldırılarak sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verildiği belirtilmiş ise de gerekçenin son paragrafında İlk Derece Mahkemesinin gerekçe kısmı kopyalanarak sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçede çelişkiye düşülerek karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle Tebliğname'de hükmün onanmasını isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.