Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14391 E. 2023/8566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14391
Karar No
2023/8566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/37 E., 2016/49 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/37 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 ncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdurenin hiçbir zaman cinsel ilişkiye girmediğini, dosyaya giren rapora göre katılan mağdurenin anatomikman bakire olduğunu, yerel Mahkemece soyut beyanlar dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, suça sürüklenen çocuğun yargılama aşamasında ifade ettiği üzere katılan mağdurenin annesi ve amcaları tarafından ayrılması için baskı yapılması sebebiyle arkadaşlıklarının bittiği, katılan mağdurenin de öç almak için kafasında senaryo kurarak şikayetçi olduğunu, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasını, hakkında beraat kararı verilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte takdiri indirim yapılmamasının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında "TCK 103/1-a, 103/2, 103/4, 103/6, 43/1, 31/3" maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken "103/2, 104/1, 43/1" maddeleri uyarınca cezalandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesi: "Suça sürüklenen çocuk ...'ın sorumluluğunun belirlenebilmesi açısından eylemlerin tarihi itibarıyla katılan ...'nin içinde bulunduğu yaşın tespitiyle, tespit edilen yaşına göre rızasının hukuki sonuçlarının belirlenmesi önem arz etmektir. 21.02.1998 doğumlu olan katılan ...'nin 02.09.2013 tarihinde alınan ilk ifadesinde ilk eylemin yaklaşık 9 ay önce Aralık sonu Ocak başında gerçekleşmiş olduğunu, mahkemedeki ifadesinde ise Aralık ayı sonunda gerçekleşmiş olduğunu ifade ettiği, katılan ...'nin esasen bir kaç günlük farkla olay tarihini belirlediği, ancak ilk ifadesinin olaya daha yakın tarihli olduğu, bu durumda 'yaklaşık 9 ay kadar önce' şeklindeki ifadesi doğrultusunda ilk eylemin 2013 yılı Ocak ayı başında gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, bu tarih itibarıyla ise katılanın 15 yaşından küçük olduğu ve kendisine karşı cinsel davranışta bulunulmasına yönelik rızasının hukuken geçerli olmadığı dolayısıyla suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan ...'ye karşı eylemlerini mefruz cebir altında işlemiş olduğu ve suça sürüklenen çocuk ...'ın Ocak 2013 tarihi itibarıyla katılana karşı karşı anal yoldan cinsel ilişikiye girmek suretiyle gerçekleştimiş olduğu eyleminin 'organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar' suçunun kapsamında kaldığı; suça sürüklenen çocuk ...'ın evinde gerçekleşen cinsel ilişkilerin zamanını ise katılan ...'nin 'ilk olaydan iki ay sonra' şeklinde tariflediği, buna göre bahse konu ilişkilerin 2013 yılı Mart ayı başı itibarıyla başlamış olduğu, bu tarih itibarıyla katılan ...'nin 15 yaşını tamamlamış olduğu ve rızasının hukuken geçerli olduğu ancak suça sürüklenen çocuk Volkan'ın eylemleri nedeniyle 02.09.2013 tarihinde şikayetçi olduğu, Mart ayı başında başlayan ve 5 veya 6 kez olmak üzere farkli günlerde zincirleme şekilde gerçekleştirilen eylemlerin bu surette Mart ayının başından sonraki tarihlere yayılmış olmasına nazaran şikayetinin süresinde olduğu" gerekçesi ile hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde Oluşa uygun kabule göre olay tarihinde on beş-on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve zamanaşımını en son kesen işlem olan 09.03.2016 tarihli mahkumiyet kararı ile temyiz inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşılmış olup, hükmün zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/37 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2014/37 Esas, 2016/49 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/14391, K. 2023/8566, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-14391-e-2023-8566-k-b8092d569878