Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/13880 E. 2024/6453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13880
- Karar No
- 2024/6453
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanun'un 264. maddesine göre bu karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından, incelemenin Mahkemece kurulan diğer hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1, 102/3-c, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 102/1, 102/3-c, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. GEREKÇE 1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1., 230. ve 289/1-g maddeleri uyarınca Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve bu kapsamda sanığın mağdureye yönelik gerçekleştirdiği sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı ve açıkça yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde bu hususlarda 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine aykırı olacak şekilde değerlendirmede bulunulmayıp, sanık ile mağdurenin aşamalardaki ifadelerine, delillere atıf yapılmak suretiyle esasa ilişkin kabul yapılmaksızın gerekçesiz hüküm kurulması, 2. Hükmün tefhim edildiği ve bir kısım tanıkların dinlendiği 21.10.2015 tarihli duruşma tutanağında zabıt katibinin ıslak imzası olmadığı gibi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan kontrole göre anılan tutanağın elektronik imza ile de imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 219. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1.maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak sanık müdafiinin kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.