Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/13188 E. 2025/1426 K. – Reşit Olmayanla
Konu: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13188
- Karar No
- 2025/1426
- Karar Tarihi
- Konu
- Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle mağdurenin suç tarihi itibariyle on dört yaşlarında olduğuna, doğum tutanağı ve mağdurenin yaşının tespitine dair rapor ve mahkeme gözlemi dikkate alındığında hata hükümlerinden yararlanma şartlarının oluşmamaası nedeniyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, Mahkemece gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun şekilde yapılan duruşma günü tebliğine rağmen hükümden önce davaya katılmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.