Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/12950 E. 2023/299 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12950
- Karar No
- 2023/299
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.03.2020 tarihli ve 14-2016/90265 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği, sanık hakkında verilen cezanın ertelenmemesine, mağdur ve sanığın yüzleştirilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 24.12.2014 tarihinde sanığın müştekinin kullanmış olduğu telefonu iki kere aradığı, "............" şeklinde sözler söylediğinin müşteki beyanı, HTS kayıtları ile sübut bulduğu değerledirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ve hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.
IV. GEREKÇE 1. Somut olayda sanığın durumunun mahkemece değerlendirildiği ve "Sanığın suç işlemedeki kararlı tutumu ve suçu işleyiş şekli ve mahkememizce gözlemlenen suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat hasıl olmadığından " şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçe ile erteleme kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarı 5 ay hapis cezası olsa da, mahkemede sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini isteyip istemediğinin sorulduğu, mahkemece bu durumun değerlendirildiği ve "Sanığın dosya kapsamından anlaşılan kişiliği, dosya kapsamından anlaşılan tutum ve davranışları gözönüne alındığından yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat hasıl olmadığından" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Sanığın müştekiye karşı eylemini telefonla gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5. Onama sebebine uygun olarak Tebliğname bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.