Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3064 E. 2025/5071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3064
- Karar No
- 2025/5071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/667 E., 2024/295 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulması üzerine Mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine ve ihbar edilen Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... köyü 7786 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1941 yılında sınırlaması yapılan ve kesinleşen devlet ormanları sınırları içerisinde kalmasına rağmen tapulama çalışmaları sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, daha sonra bu yerin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarında (IX) numaralı orman kadastro parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, öncesi orman olan ve daha sonra Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının taşınmaz orman sınırları içerisinde iken oluşturulduğundan hukukî değerinin bulunmadığını ve baştan beri yok hükmünde olduğunu, bu taşınmazların zilyetlikle ve ormandan çıkartma işlemine dayanak teşkil eden 3302 sayılı Kanun uyarınca eski tapu kaydı ile dahi iktisap edilemeyecek ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğundan taşınmazın orman sınırlarından Hazine adına çıkartılan kısmı itibariyle davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili talep edilmiştir. Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2011 tarihli ve 2003/9 Esas, 2011/343 Karar sayılı kararı ile; davaya konu 7786 ada 1 numaralı parselin tedavüllü tapu kayıtları incelendiğinde 7231 m² arsa vasfıyla davalılar adına hisseli olarak imarla kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde 25.01.1995 tarih ve 344 yevmiye ile orman tahdidi içinde kalmaktadır şerhinin bulunduğu, ayrıca 1535/2400 payın davalı olduğuna ilişkin şerh verildiği, ... köyü 1077 numaralı parselin imarı ile oluştuğu ve hâlen 1077 parselin Kadastro Mahkemesinde davalı olduğunun şerh verildiği, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1996/272 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ... köyü 1077 numaralı parselle ilgili tespite itiraz davası olduğu, davacıları ... mirasçıları ve arkadaşları tarafından davalılar Orman İdaresi ve Hazine aleyhine açılan davada yargılama sonucu ... mirasçıları yönünden davanın kısmen kabulüne, fenni bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 08.11.2003 tarihli krokili raporda 1077 numaralı parsel içinde kalan ve (A) harfi ile gösterilen 2191 m²’lik kısmın tapusunun iptali ile ... mirasçıları adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen bölüm dışında kalan toplam 2.240,769 m²’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1958/758 Esas (1958/748 E.), 1994/2352 Karar sayılı kararı ile de 812 numaralı parselin paylı olarak ... ve ... adına tesciline, 1078 numaralı parselin 4.763,000 m² olarak orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği, eldeki davada uzman bilirkişiler yardımıyla mahallinde keşif yapıldığı, fenni bilirkişisi ... tarafından hazırlanan krokili raporun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, buna göre krokide (A) harfi ile gösterilen 2685 m²’lik kısmın 1078 numaralı parsel içinde kaldığı ve orman niteliğinde olduğu anlaşıldığından bu kısmın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 4228 m²’lik kısmın 724 ve 818 numaralı parseller içinde kaldığı, (C) harfi ile gösterilen 318 m²’lik kısmın 725 numaralı parsel içerisinde kaldığı ve orman tahdit haritasına göre orman sayılmayan sarı alanda kaldığı anlaşıldığından bu kısımların hisseleri raporda açıklandığı şekilde paylı olarak davalılar adına tesciline, fenni bilirkişisi ... tarafından hazırlanan krokili ve listeleri gösterir ayrıntılı raporun karar kesinleştiğinde Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilerek bu şekilde tescillerinin yapılmasına karar verilmiş; hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.06.2013 tarihli ve 2013/690 Esas, 2013/6767 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "...Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, geriye kalan bölümlerinin ise davalılar adına paylı olarak tesciline karar verilmiş ise de, Hazinenin taşınmazın orman sınırları içinde iken 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu savıyla dava açtığı, H.M.K. 26. maddesi uyarınca talepten fazlaya hükmedilemeyeceği, orman olduğu iddiasıyla açılmış bir dava bulunmadığı, davanın belirlenen niteliği gereğince 26.04.2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'da Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konuların düzenlendiği,bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması" gereğine değinilmiştir. Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2013 tarihli ve 2013/419 Esas, 2013/436 Karar sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten hukukî vasıflandırmanın hâkime ait olduğu, Kadastro Mahkemesi kararının davacı Hazine yönünden güçlü delil teşkil ettiği ve kararın dayanağının Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş ilamı olduğu gerekçesiyle direnilmiş, direnme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Hüküm Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2022 tarihli, 2019(20)98-460 Esas, 2022/1809 Karar sayılı ilamı bozulmuştur. Bozma ilamında özetle; "...Somut olayda, davacı tarafından dava konusu taşınmazın orman tahdidinin içinde olduğu, daha sonra 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Kanun’la değişik 2/B maddesi uyarınca bir bölümünün orman sınırı dışına çıkarıldığı ileri sürülerek orman sınırı dışına çıkarılan bölüme ilişkin olarak tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açıldığı, mahkemece HMK’nın 26. maddesine aykırı olarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, geriye kalan bölümlerinin ise davalılar adına paylı olarak tesciline karar verildiği, yine yukarıda yer verilen düzenlemelerin görülmekte olan davaya etkisi değerlendirilmeksizin karar verildiği, Hukuk Genel kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kalan 05.07.2011 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 2685 m² kısmının tapusunun iptaline ve orman vasfı ile tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile bozma sonrası davanın ihbar edildiği Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1.İhbar olunan Orman idaresi vekilinin temyiz talebinin değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında dava Orman İdaresine ihbar edilmiş ancak Orman İdaresi davacı veya davalı taraf yanında da davaya müdahil olarak katılmamamış, ihbar edilen sıfatı ile kararı temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 69. maddesi ve Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 49-52. maddelerine göre müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm taraflar hakkında verilir. Dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Taraf sıfatı bulunmayanların temyiz yoluna gitmesi mümkün olmadığından davada taraf sıfatı bulunmayan Orman İdaresi vekilinin, ihbar edileni bağlayıcı nitelikte bulunmayan hükme karşı temyiz talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bakımından; Mahkemece; davalılara idareye başvuru yaparak satın alma işlemleri için süre verildiği, ancak idarece taleplerinin reddedildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın bi kısmının orman vasfı ile tesciline karar verilmişse de; ihbar edilen Orman İdaresi tarafından sunulan dilekçede aynı taşınmaz için kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı gerekçesi ile tapu iptal ve tescil davası açıldığının bildirildiği, hem temyize konu uyuşmazlığın hem de Orman İdaresi tarafından açılan tapu iptal davasındaki uyuşmazlığın çözümü için kesinleşen tahdit uygulaması yapılarak taşınmazın orman sınırı ve 2/B alanında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiğinden her iki davanın birleştirilerek görülmesi gerekmektedir. Orman İdaresi tarafından açılan davanın Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/614 Esas sayılı dosyada kayıtlı olduğu ve Uyaptan yapılan incelemede derdest olduğu anlaşıldığından Mahkemece sözkonusu dava dosyası getirtilerek incelenmesi, aynı parsel hakkında açıldığı anlaşıldığı takdirde dosyaların birleştirilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken sözkonusu inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro haritasına göre konumunun gösterildiği harita ile Orman İdaresince gönderilen orman kadastro haritasında orman sınır noktalarının birbirine göre konum ve uzaklıkları farklılık gösterdiği halde Mahkemece bu husus üzerinde durulup çelişki giderilmeden hüküm kurulmuş olması da doğru değildir. S O N U Ç : Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle; ihbar edilen Orman İdaresinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.