Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4175 E. 2024/5683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4175
- Karar No
- 2024/5683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/23 E., 2023/64 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle, Karaman ili ... ilçe ... köyünde 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmalarında 616 nolu orman parselinin yenileme çalışmasında 109 ada 3 parsel olarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, yine aynı köyde bulunan 113 ada 90 nolu parselin 1994 yılında yapılmış olan orman kadastro çalışmasındaki sınırlarına tam olarak uyulmayıp parselin tamamının yenileme çalışmalarında 113 ada 90 nolu parsel olarak mera vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, yapılan tespit ve yenileme çalışmalarının hatalı olduğunu belirterek ... köyü 109 ada 3 nolu (eski 616) parselin tarla vasfı ile Hazine adına yapılan tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline; ... köyü 113 ada 90 nolu (eski 895) nolu parselin mera vasfı ile Hazine adına yapılan tespitin kısmen iptaline orman kadastro sınırlarına uyularak sınırların yeniden tespiti ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı ... İdaresi vekilinin davaya konu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmaların iptali davasının sübuta ermemesi sebebiyle reddine, bu sebeple; davaya konu Karaman ili ... ... Köyü ... mevki 3 pafta 616 parsel sayılı (3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonrasında yeni O30-B-01-C-1 pafta 109 ada 3 parsel sayılı) ve davaya konu Karaman ili ... ... Köyü ... mevki 1-2 pafta 895 parsel sayılı (3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonrasında yeni O30-B-01-A-2-C pafta 113 ada 90 parsel sayılı) taşınmazların yenileme tutanaklarında olduğu gibi tapu malikleri adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince 31/03/2016 gün ve 2015/22 E. - 2016/46 K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmamış, uygulama kadastrosuna ait ölçü krokisi, ada raporu, tesis ve uygulama kadastrosuna ait hesap cetvelleri, ölçü cetvelleri, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer bilgi ve belgeler getirtilmek suretiyle dosya keşfe hazırlanmamış; teknik bilirkişi tarafından tesis kadastrosu paftası ile uygulama kadastrosu paftası çakıştırılmamış, dava konusu taşınmazın eski ve yeni yüzölçümleri arasındaki farkın nedenleri tartışılıp yöntemince değerlendirilmemiştir. Yöntemince yapılmayan inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamayacağı gibi, bilimsel verilerle desteklenmeyen ve denetime imkan vermeyen soyut içerikli, gerekçesiz ve yetersiz teknik bilirkişi rapor ve haritasına itibar edilerek de hüküm kurulamaz. O halde mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için; öncelikle dosya, yukarıda açıklanan şekilde keşfe hazır hale getirilmeli, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, göstermeleri halinde söz konusu sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmeli, yine harita mühendisi bilirkişi kuruluna, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yaptırılarak, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlettirilmeli, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin varsa bildirecekleri tüm delilleri toplanmalı, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden" İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamında belirtilen bilgi ve belgelerin dosya arasına alındığı, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlarda ve yöntemde keşif yapıldığı ve yöntemine uygun bilirkişi kurul raporlarının dosyaya sunulduğu, yöntemine uygun olarak hazırlanan bilirkişi kurul ve ek kurul raporları, Yargıtay bozma ilamı, mahalli bilirkişi beyanları ve dosya arasına alınan diğer bilgi ve belgeler ve yenileme işlemlerine ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazlara ilişkin yenileme kadastro çalışmalarının mevzuat ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı, 22-a çalışmaları kapsamında dava konusu taşınmazlarda hatalı bir işlem yapılmadığı sonucuna varılmakla davanın reddine, dava konusu Karaman ili ... ilçesi ... köyü 109 ada 3 parsel ve 113 ada 90 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.