Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4153 E. 2025/6784 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4153
Karar No
2025/6784
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/17 E., 2023/34 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün, davalı ... vekili ve bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... / ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 51... , 2, 1 52... ve 7 parsel sayılı sırasıyla 141,86 m², 6.176,01 m², 4.148,69 m² ve 9.596,38 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş ve ... kızı ...'ın hissesi üzerine Milas Devlet Hastanesi lehine intifa hakkı tesis edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; tapu, satın alma ve zilyetliğe dayanarak, Muğla ili ... ilçesi ... / ... köyü 1 51... , 2, 1 52... ila 16... ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların müvekkilleri olan davacılar adına tesciline ve intifa hakkının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne dair önceki karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay tarafından, 1 52... , 2, 3, 15... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 52... parsel sayılı taşınmazın (F) harfli bölümü yönünden onanmış, 1 51... ve 2, 1 52... parsel sayılı taşınmazlar ve 1 52... parsel sayılı taşınmazın (G) harfli bölümü yönünden bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... davalıların tutunduğu sözü edilen tapu kaydının, çekişme konusu 1 51... ve 2, 1 52... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 52... parsel sayılı taşınmazın (G) harfli bölümünü kapsadığı doğru olarak belirlendiği, ancak tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiğine ilişkin yapılan değerlendirmenin hukuki olmaktan uzak olduğu, taşınmazların tespitine esas ve davalı tarafın tutunduğu Mart 1295 tarih ve 3 numaralı sicilden gelen Mart 1929 tarih ve 71 numaralı tapu kaydının Haziran 1943 tarih ve 107 numaralı tapu kaydına tedavül gördüğü, tapu kaydının 1387/14400 pay ile davalı ... babası ... adına kayıtlı olduğu, yine aynı tapu kaydının 04.06.1952 tarih ve 18 numaralı tapu kaydına tedavül gördüğü, bu tapu kaydında da davalı ... babası ... 497/14400 paya sahip olduğu ve ... da 1989 yılında öldüğü, yine Mart 1929 tarih ve 71 numaralı tapu kaydı ile bu kaydın tedavül gördüğü 26.06.19 64... numaralı tapu kaydında davalı ...'ın payını satın aldığı, ... 497/14400 paya sahip olduğu ve ... 1989 yılında öldüğü, taşınmazların tespit tarihinin ise 1997 yılı olduğunun anlaşıldığı açıklanarak, çekişmeli 1 51... ve 2, 1 52... parsel sayılı taşınmazlara ve 1 52... parsel sayılı taşınmazın (G) harfli bölümüne ait tapu kaydının intikalleri ve tapu kaydı maliklerinin ölüm tarihi ve kullanım durumu nazara alındığında davalı ...'a ait 497/14400 paya ilişkin ve davalı ...'ya ait 1884/14400 paya ilişkin tapu kaydının hukuki kıymetini kaybedip kaybetmeyeceğinin zilyet olan kişiler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun)13/B-c maddesinde öngörülen şartların oluşup oluşmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazların tespitine esas ve davalı tarafın tutunduğu Mart 1295 tarihli ve 3 numaralı sicilden gelen Mart 1929 tarihli ve 71 numaralı tapu kaydının Haziran 1943 tarihli ve 107 numaralı tapu kaydına tedavül gördüğü, tapu kaydının 1387/14400 pay ile davalı ... babası ... adına kayıtlı olduğu, yine aynı tapu kaydının 04.06.1952 tarihli ve 18 numaralı tapu kaydına tedavül gördüğü, bu tapu kaydında da davalı ...'nın babası ...'ın 497/14400 paya sahip olduğu ve ... da 1989 yılında öldüğü, yine Mart 1929 tarihli ve 71 numaralı tapu kaydı ile bu kaydın tedavül gördüğü 26.06.1964 tarihli ve 44 numaralı tapu kaydında davalı ...'ın payını satın aldığı, ...'nın 497/14400 paya sahip olduğu ve ...'nın 1989 yılında öldüğü, taşınmazların tespit tarihinin ise 1997 yılı olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde dava konusu 1 51... ve 2, 1 52... parsel sayılı taşınmazlar ve 1 52... parsel sayılı taşınmazın (G) bölümüne ait tapu kaydının intikalleri ve tapu kaydı maliklerinin ölüm tarihi ve kullanım durumu nazara alındığında davalı ...'a ait 497/14400 paya ilişkin ve davalı ...'ya ait 1884/14400 paya ilişkin tapu kaydının hukuki kıymetini 3402 sayılı Kanun'un 13/B-c maddesinde yer alan 20 yıllık süre zilyet olan kişiler yararına dolmadığından yitirmediği, dava konusu taşınmazlarda ... ve ...'nın paylarının hukuki geçerliliklerini koruduğu..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 51... , 2, 1 52... parsel sayılı taşınmazlar ve 1 52... parsel sayılı taşınmazın (G) harfli bölümünün kadastro tespitlerinin ayrı ayrı iptaline, 1 51... parselin ... mirasçıları, ... mirasçıları ile ... adına; 1 51... parselin ..., ... mirasçıları ile ... adına; 1 52... parselin ..., ... mirasçıları ile ... adına; 1 52... parselin (G) harfi ile gösterilen kısmın 8704,23 m² olarak ... mirasçıları, ..., ... mirasçıları ile ... adına hükümde gösterilen paylar oranında, üzerindeki muhdesatlar ve şerhleri ile birlikte tespit ve tapuya tesciline, dava konusu 1 51... , 2, 1 52... parsel ve 1 52... parsel sayılı taşınmazın (G) harfli bölümünde ... Kızı ...'a ait hisse üzerindeki ... Devlet Hastanesi lehine kurulan irtifa hakkının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve bir kısım davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan davalı ... Bakanlığından harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden bir kısım davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4153, K. 2025/6784, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-4153-e-2025-6784-k-0bdb1d6f202c