Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3602 E. 2025/1098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3602
Karar No
2025/1098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2023/49 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kulu ilçesi Kozanlı/Yeşilova mahallesi çalışma alanında bulunan 175 ada 13 parsel sayılı 23.943,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde ... tarafından kullanıldığı şerhi verilerek, doğal sit alanı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tespitin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı açıklanarak; dava konusu taşınmazın tespit tarihinden 15-20 ve 25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyasına konulması; dosya bu şekilde keşfe hazır ... getirildikten sonra da mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi, arkeolog bilirkişi ve üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulunun katımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü, kimden kime ve nasıl intikal ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarında çelişki oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi; bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellere ait tespit tutanağı ve dayanağı kayıtlarla denetlenmesi; arkeolog bilirkişiden, sit alanı haritası ile kadastro paftasını çakıştırması istenilerek çekişmeli taşınmazın doğal ya da arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı ve kalmakta ise hangi derecedeki sit alanında kaldığı hususunda ve ayrıca taşınmazın sit haritaları üzerindeki konumunu da gösterir şekilde ayrıntılı rapor aldırılması; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini açıklayan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini irdeleyen, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu konusunda ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi ve belirtilen dönemlere ilişkin memleket haritaları ile uydu fotoğrafları yapılacak inceleme sırasında dikkate alınması; fen bilirkişisinden, keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlemesi istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olmadığı, davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 175 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3602, K. 2025/1098, T. 13.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3602-e-2025-1098-k-2dc5dbd072f8