Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7905 E. 2024/7009 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7905
Karar No
2024/7009
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/67 E., 2022/139 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptalive tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman tahdidi 1971 yılında 22 nolu Orman Tahdit Komisyonunca yapılmış, bu çalışma 09.06.1972 yılında ilan edilmiş, 10.06.1973 yılında kesinleşmiş, taşınmaz orman sınırları içine alınmıştır. Daha sonra 1982 yılında 7/3 nolu orman kadastro ekibi 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi uygulaması ve aplikasyon çalışması yapmış, 1984 yılında yörenin bir kısmında 25 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanunun 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması yapmış, 2000 yılında da 7 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanunun 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2/B madde uygulama çalışması yapmıştır. Arazi kadastrosu 1967 yılında 766 sayılı Kanuna göre yapılmış, 2013 yılında 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesine göre uygulama (yenileme) kadastrosu yapılmıştır. Davacı ... İdaresi taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosunda kısmen orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tahdit kapsamında kalan yerlerin tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, dava konusu 394 ada 3 parsel (eski 1062 parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 12.06.2015 tarihli raporu ve eki krokisinde ve orman bilirkişisinin 25.05.2015 tarihli raporu ve ekindeki krokilerde (B) harfi ile gösterilen 2.748,60 m2'lik yerin ve 394 ada 4 nolu parselden aynı bilirkişilerin raporunda (E) ve (F) ile gösterilen 12.312,62 m2'lik yerler yönünden reddi ile, bu yerlerin önceki malikleri adına tesciline, geri kalan 3 ve 4 nolu parselden (A) harfi ile gösterilen 15.255,67 m2'lik yerin, (C) harfi ile gösterilen 959,19 m2'lik yerin ve (D) harfi ile gösterilen 195,62 m2'lik yerin dava konusu parsellerden ifrazı ile ayrı parsel numaraları altında orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 14/10/2019 gün ve 2019/3855E. - 5837 K. sayılı kararıyla; "Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmişse de eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1973 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1984 yılında kesinleşen 2/B uygulaması olduğu bildirildiği halde, mahkemece bu çalışmalarda dava konusu taşınmaza ilişkin düzenlenen orman tahdit tutanakları ve orman tahdit ve 2/B haritaları getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden hüküm kurulmuştur. Dairemizin iade kararı ile dosyaya bir takım çalışma tutanakları gönderilmişse de Şıhlar Devlet Ormanına ilişkin kesinleşen çalışmaya ilişkin tutanaklar gönderilmediğinden, denetlenememiş, dosyada mevcut orman tahdit haritasında taşınmaz kısmen kırmızı renkli alanda gösterilmekle taşınmazların kısmen veya tamamen orman içinde kalıp kalmadıkları anlaşılmamaktadır, yine iade üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın Şıhlar Devlet Ormanı sınırları içinde olduğu gösterilmişse de bu gösterimin aplikasyon sonucu düzenlenen haritaya göre mi yoksa kesinleşen orman tahdidine ilişkin mi olduğu belli değildir ve mezkur tahdide ait çalışma tutanakları getirtilmediğinden bilirkişi raporu bu yönüyle de denetlenememiştir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "Davaya konu Antalya İli Manavgat İlçesi Oymapınar Mahallesi (eski 1062) 394 ada 3 ve (eski 1060) 394 ada 4 nolu parselin sayılı taşınmazların davalı taraf adına tapuda kayıtlı olduğu, hükme esas bilim ve tekniğe uygun bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere taşınmazın A, B, C, D ve G harfi ile gösterilen kısımların orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmazın bu kısımlarının 2896, 3373 ve 4999 sayılı yasalarla değişik 6831 sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmazın bu kısmının tarım arazisi olmayıp Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu edilemeyeceği, bilahare Devlet ormanlarının zilyetlikle mülkiyetlerinin mümkün olmadığı hususu da nazara alınarak, davacının talebinin de orman olan kısımlar yönünden iptal talebi içerdiği" gerekçesiyle davanın kabulüne ve Antalya İli Manavgat İlçesi Oymapınar/Iğrışlar Mahallesi Hisarönü mevkii 394 ada 3-4 parsellerdeki (eski parsel no 1062 (638)-1060(637) 11.01.2022 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A), (B), (C), (D) ve (G) harfi ile gösterilen alanların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7905, K. 2024/7009, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7905-e-2024-7009-k-31f34ea1faa2