Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1697 E. 2024/6341 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1697
Karar No
2024/6341
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/101 E., 2021/42 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince ek kararla davalı ... vekilinin temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu defa ek kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 8, 149 ada 97 ve 144 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle; 159 ada 1, 2, 4, 5 ve 6 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar 1962 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında ihtilaflı saha olarak Hazine adına belirtildiklerinden söz edilerek Hazine adına tespit edilmiş; 128 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ise mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı ... dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 128 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 111 ada 8, 149 ada 97 ve 144 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve adına tescilini istemiştir. Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 159 ada 1, 2, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve adlarına eşit payla tescilini istemişlerdir. Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 128 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir. ... ve ...; dava dosyasına müdahale talebini içerir dilekçe sunmuşlardır. Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 111 ada 8, 149 ada 97, 144, 159 ada 1, 2, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 111 ada 8, 149 ada 97 ve 144 parsel sayılı taşınmazların eşit payla davacı ... ile asli müdahiller ... ve ... adlarına; 159 ada 1, 2, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların eşit payla davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 159 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 16.07.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (5A) ile gösterilen 5.254,32 metrekarelik bölümünün kadastro tespitinin iptali ile bu bölümün eşit payla davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın kalan kısmının tespit gibi tesciline, 128 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılarak mera özel siciline yazılmasına karar verilmiştir. Hükmün, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "temyize konu çekişmeli 159 ada 1, 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; eksik inceleme ile karar verilemeyeceği belirtilerek; tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, belirtmelik bilirkişileri ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi, belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tespit ve belirtmelik tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, uzman ziraat mühendisleri kurulundan arazinin niteliği, komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsurun bulunup bulunmadığı, taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, taşınmazların dört tarafından fotoğraflarının çekilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "temyize konu çekişmeli 159 ada 1, 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, temyize konu çekişmeli 159 ada 1, 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 159 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... adına; 159 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince ek kararla, kesin süre içerisinde eksik temyiz giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ve iş bu ek karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davalı ... vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda, ek kararı temyiz eden davalı ... dava konusu olan ancak temyize konu olmayan 128 ada 4 sayılı mera parseline yönelik davalar nedeniyle yasal hasım olmasından dolayı davada taraf olup, dava ve temyize konu 159 ada 1, 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki olmadığı gibi, bağımsız hak talebi ile bu taşınmazlar hakkında açılmış davası ya da yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebi bulunmadığından bu parseller yönünden davanın tarafı olmadığından, davalı ... vekilinin 21.02.2022 tarihli ek karara yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2. Hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda, hükmü temyiz eden davacı ...'ün dava konusu ettiği 128 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında önceki tarihli kararda davanın reddine, tespit gibi mera özel siciline yazılmasına karar verilmiş, aleyhine verilen hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalılar Hazine ve ... köyü tüzel kişiliği lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş ve bu parsel yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğu gibi, bağımsız hak talebi ile diğer dava ve temyize konu taşınmazlar hakkında açılmış davası ya da yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebi bulunmadığından, davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 3. a. Davalı Hazine vekilinin 159 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince çekişmeli bu taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacı ..., dava konusu olan ancak temyize konu olmayan 128 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açmış olup, 159 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davası veya yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebi de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 159 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açan davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ün bu parsele yönelik davalarının reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile bu taşınmaz hakkında davası bulunmayan ... adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. b. Davalı Hazine vekilinin çekişmeli 159 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Her ne kadar bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli 159 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamında, usulüne uygun mera araştırması yapılması gereğine değinildiği halde, bozma sonrası yapılan keşifte komşu köy mahalli bilirkişileri dinlenilmemiş, bilgi ve görgüye dayalı beyanlar yerine duyuma dayalı mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmiş, çekişmeli taşınmazların mera olup olmadıkları, komşu mera parseli ile çekişmeli taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında irdeleme yapmayan, yetersiz ziraatçi bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmış, böylelikle bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazların tespit tarihlerinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü'nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya konulduktan sonra, mahallinde taşınmazların bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, önceki keşfe katılmayan üç kişilik uzman ziraatçi mühendisi bilirkişi heyeti, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşif sırasında çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera olup olmadıkları hususlarında mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; ziraat bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliğiyle ilgili önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler mahiyette, tarımsal niteliğini bildirir, taşınmazların komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadıklarını, mera parselinden nasıl ayrıldığını, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisinden belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazların hava fotoğraflarında gösterilmesi istenmeli ve taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunun, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığının, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığının, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyasına ne zaman başlanıldığının ve hangi tarihte tamamlandığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince bu yönler gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; önceki tarihli hükümde, çekişmeli 159 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (5A) ile gösterilen bölümü dışındaki bölüm yönünden davanın reddine tespit gibi tesciline dair verilen karar, davacılar tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiş olup, taşınmazın bu bölümü yönünden davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin 21.02.2022 tarihli ek karara yönelik, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı ... vekilinin asıl karara yönelik temyiz dilekçelerinin REDDİNE, (3.a. ve 3.b.) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin dava konusu 159 ada 1, 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile bu parseller hakkındaki hükmün 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1697, K. 2024/6341, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1697-e-2024-6341-k-9f8529e2c853