Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1219 E. 2024/5151 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1219
- Karar No
- 2024/5151
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle, ... ilçesi ... Köyünde bulunan 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit edildiğini, ancak dava konusu eski tarihli memleket haritası ve amenajman planında orman olarak görüldüğünü, taşınmazın üzerinde meşe ağaçlarının bulunduğunu, toprağında humus bulunduğunu ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını, zilyetlik yolu ile iktisap edilemeyeceğini belirterek dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı altında Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava konusunun 102 ada 91, 101 ada 73, 112 ada 5 nolu parsel olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince "davanın kısmen kabulü ile, ... Köyü 102 ada 91 nolu parselin 116.615,60 m2'lik kısmının, 101 ada 73 nolu parselin 11.972,13 m²'lik kısmının, 112 ada 5 nolu parselin 110.015,00 m²'lik kısmının kadastro tesbitinin iptali ile orman vasfı altında Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu parseller üzerinde orman bilirkişisinin raporunda gösterilen geriye kalan her parsel üzerinde (A) harfi ile gösterilen yerlerin toplamda 140.518,77 m²'lik kısmın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 27.02.2014 tarihli ve 2014/786 Esas, 2014/2590 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece verilen karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlardan 101 ada 73 sayılı parselde beyanlar hanesinde "..." lehine şerh verildiği anlaşılmaktadır. Davada davalı sıfatının tesbit maliki Hazine ile beyanlar hanesinde adı yazılan ...'e ait olması gerekirdi. Ancak, davacı dava dilekçesinde davalı olarak sadece Hazine'ye husumet yönelterek dava açmıştır. Bu nedenle, beyanlar hanesinde şerh sahibi olan ... davaya dahil edilerek taraf oluşturulup savunma ve delileri de sorulduktan sonra tüm delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve dava konusu 112 ada 5 parsel sayılı taşınmazın aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2010/6 Esas, 2013/5 Karar sayılı dosyasında da davalı olarak gözükmesi ve tutanak aslının da bu dosya içinde bulunması karşısında aynı parsele yönelik açılan dosyalar birleştirilmeden ayrı ayrı görülüp karara bağlanması isabetsiz olmuştur. Bundan ayrı; mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişinin resmî belgelere dayalı olarak yaptığı inceleme ve araştırma sonucu alınan raporda, dava konusu 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 59.162,44 m2 bölümünün, 102 ada 91 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 18.757,97 m2 bölümünün, 112 ada 5 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 62.598,36 m2 bölümünün orman sayılmayan yerlerden kalan bölümlerinin ise orman sayılan yerlerden olduğu bilgisine dayanarak, yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddi yolunda hüküm kurulmuştur. Ne var ki; keşifte görev alan fen bilirkişi tarafından taşınmazların orman sayılan ve sayılmayan bölümlerinin ayrı ayrı gösterildiği krokili rapor düzenlenmediğinden, Dairece dosyanın raporu tanzim eden fen bilirkişiye verilerek tescile esas olmak üzere çekişmeli taşınmazların infaza elverişli olarak işaret ve yüzölçümlerini gösterir ek rapor alınması istenmiş, fen ve orman bilirkişi tarafından düzelenen ek raporda; çekişmeli 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 58.974,21 m2 bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, (B) ile gösterilen 8.225,65 m2 bölümü ile (C) ile gösterilen 3.937,71 m2 bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, 102 ada 91 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 7.423,35 m2 bölümü ile (D) ile gösterilen 10.175,15 m2 bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, (B) ile gösterilen 1.441,69 m2 bölümü, (C) ile gösterilen 39.686,70 m2 bölümü ve (E) ile gösterilen 76.646,68 m2 bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, 112 ada 5 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 63.651,52 m2 bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, (B) ile gösterilen 108.961,84 m2 bölümünün orman sayılayan yerlerden olduğu saptanmıştır. Dava dosyası içinde bulunan ve hükme esas alınan orman bilirkişi raporu ile Dairenin iade kararı üzerine aldırtılan ek rapor birbiriyle çelişmiş olup, birbiriyle çelişen ve yetersiz incelemeye dayalı raporlara göre karar verilemez." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Malatya ili ... ilçesi ... Mahallesi, 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 101 ada 73 parsel sayılı taşınmazın üç kısma ifrazıyla 06.03.2020 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından dosyaya sunulan raporda (A) ile gösterilen 58.736,99 m² kısmın ham toprak vasfıyla; aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 8.424,99 m² kısmın ve (C) harfi ile gösterilen 3.975,59 m² kısmın orman vasfıyla davalı Hazine adına 101 Adanın son parsel numarasının devamındaki numaralarını alarak tapuya kayıt ve tesciline, Malatya ili ... ilçesi ... Mahallesi, 102 ada 91 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 101 ada 91 parsel sayılı taşınmazın beş kısma ifrazıyla 06.03.2020 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından dosyaya sunulan raporda (A) harfi ile gösterilen 7.405,43 m² kısmın ve (D) harfi ile gösterilen 10.101,30 m² kısmın ham toprak vasfıyla; aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 1.449,09 m² kısmın , (C) harfi ile gösterilen 39.686,57 m² kısmın ve (E) harfi ile gösterilen 76.731,18 m² kısmın orman vasfıyla davalı Hazine adına 102 adanın son parsel numarasının devamındaki numaralarını alarak tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm, davacı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.