Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/8208 E. 2022/10584 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/8208
- Karar No
- 2022/10584
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptal Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunun yetersiz olduğu bu nedenle; Beyköy Köyü çalışma alanında orta malı olarak mera vasfıyla tapuda kayıtlı bulunan 1389 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerdeki 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111 ve 112 OTS noktalarını gösterir şekilde orman tahdit haritasının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneği, yöreye ait en eski tarihli ve 1979 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro tutanaklarının düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritaları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında 2 yüksek orman ve 1 harita mühendisi ile yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2012 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama (yenileme) kadastrosu sırasında, ....., Köyü çalışma alanında ve mera vasfıyla orta malı olarak tapuda kayıtlı bulunan eski 195 ada 14 parsel sayılı 2.993 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1389 ada 2 parsel numarasıyla 3.033,93 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili, askı süresi içinde 1389 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı halde, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında davalı adına tespit edildiğini belirterek tahdit içinde kalan kısmının tespiti ile tapu kaydının iptalini, orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ederek Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Davacı ... İdaresi vekili; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.12.2013 tarihli ve 2013/7205 Esas, 2013/11196 Karar sayılı ilamı üzerine mahkemeye yaptığı açıklamada davanın mülkiyete ilişkin olduğunu bildirmiştir. Kadastro Mahkemesince ilk verilen kararda, mülkiyete ilişkin iddialarda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hükmün, Orman İdaresi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.12.2013 tarihli ve 2013/7205 Esas, 2013/11196 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresi vekilince, davasının mülkiyete yönelik olduğu belirttiğinden bahisle davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleştirilmiştir. Bu kesinleşme üzerine dosya Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/872 Esas numarasını almış ve Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.05.2017 tarihli ve 2015/16417 Esas, 2017/4325 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup uyulan bozma ilamında özetle “...hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunun yetersiz olduğu bu nedenle; Beyköy Köyü çalışma alanında orta malı olarak mera vasfıyla tapuda kayıtlı bulunan 1389 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerdeki 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111 ve 112 OTS noktalarını gösterir şekilde orman tahdit haritasının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneği, yöreye ait en eski tarihli ve 1979 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro tutanaklarının düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritaları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında 2 yüksek orman ve 1 harita mühendisi ile yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bu bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman tahdit haritasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiş olup eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro tutanaklarının tamamı dosya arasına alınmamış, bozma sonrasında dosya içerisine 1979 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında tesis edilen orman sınır noktalarının arazide aplikasyonunun yapıldığını gösterir haritalar gönderilmiş olup bu çalışmalara ilişkin de tutanaklar dosya arasına alınmamıştır. Bunlardan ayrı bilirkişi raporunda OTS noktalarının zeminde olmadığı belirtilmiş olup bilirkişilerce raporun ekine sadece taşınmaz ile orman kadastro haritası çakıştırması yapılmış ve parsel numaraları dahi bu çakıştırmada belirtilmemiş, bu çakıştırmada taşınmazın bir kısmı orman tahdit sınırları içinde gösterildiği halde taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları dışında kaldığı şeklinde açıklama yapılarak çelişki oluşturulmuş, 1953 yılı hava fotoğrafında taşınmazın yer yer ağaç kaplı yer yer açık renkli alanda kaldığı, yine 1953 yılına ait memleket haritasında da kısmen beyaz renkli alanda kısmen yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı belirtilmişse de raporun ekinde taşınmazın yerini gösterir şekilde çakıştırmaların yapıldığı hava fotoğrafı ve memleket haritası bulunmadığından rapor denetlenememiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için Mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski tarihli ve 1979 yılında yapılıp kesinleşmiş orman kadastro tutanaklarının düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritalarının, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve varsa aplikasyon çalışmalarına ilişkin belgelerin dosyaya getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmek suretiyle tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilerek giderilmeli; tutanaklar arasında uyumsuzluk olması halinde tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanmış ve toplanılacak tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 22.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.