Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5146 E. 2023/5054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5146
- Karar No
- 2023/5054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1208 E., 2020/494 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/217 E., 2019/116 K. Taraflar arasındaki yayla sicil kaydının iptali ile orman vasfıyla tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi Meşeli Mahallesi 326 ada 2 parsel ... taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, fiilen de orman olduğunu ileri sürerek, yayla sicil kaydının iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesini, üzerinde tesis, bina varsa el atmanın önlenmesine ve yıkımına karar verilmesini istemiştir. 2. Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 08.10.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Arazi kadastrosu ise 1981 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz hükmen yayla olarak sicile kaydedilmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine ve davalı ... vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (... Asliye Hukuk) Mahkemesinin 13.03.2019 tarih ve 2017/217 Esas, 2019/116 Karar ... kararıyla; "Dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi Meşeli Mahallesinde bulunan 326 ada 2 parsel nolu taşınmazın yayla olan kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu, yayla niteliğinde olduğunu, tesis kadastrosunda da bu nitelikle tescil edildiğini, davacının ilk olarak İl Mera Komisyonuna itiraz etmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarih ve 2019/1208 Esas, 2020/494 Karar ... kararı ile; "Somut olayda; uzman orman, ziraat ve fen bilirkişileri tarafından kesinleşmiş orman tahdidine, eski tarihli memleket haritasına, hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme, uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın Meşeli Devlet Ormanı sınırları içinde bulunduğu, öncesi ve eylemli durumu itibariyle de orman sayılan yelerden olduğunun belirlendiği, her ne kadar davacı ... Yönetiminin taraf olduğu ... Tapulama Mahkemesi’nin 18.09.1987 tarih 1981/35 E.-1987/171 K. ... kesinleşmiş kararıyla çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, yayla niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle yayla niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmekle, mera yaylak ve kışlak kütüğüne tescil edilmiş ise de, anılan davada Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu iddiasında bulunmuş olup, eldeki davada ise kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiasında bulunduğu, dolayısıyla her iki davadaki dava sebepleri farklı olduğundan HMK’nun 303.maddesi uyarınca kesin hükümden söz edilemeyeceği, bir an için aksi düşünülse dahi kesin hükmün varlığı orman kadastrosunun kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı, kesin hükme dayanılarak süresinde açılacak davayla orman kadastrosu iptal edilmediği takdirde kesinleşen tahdide göre karar verileceğinin açık olduğu, Yargıtay 20.Hukuk Dairesi’nin 29.09.2010 gün ve 2010/9736 E. - 2010/11480 K. ... kararı, HGK’nun 20.03.1996 tarih 1995/20-1086E.-1996/174 K. ... ilamı vb’nin de bu yönde olduğu, yörede yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş olup, davalı ve dahili davalıların orman tahdidini iptal ettirdiklerine dair mahkeme kararı sunmadıklarını, hal böyle olunca dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı" gerekçeleriyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kesinleşen tahdide dayalı yayla sicil kaydının iptali ile orman olarak tescili isemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyulmazlık; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 ... Kanun'un 7 ve 11 inci maddeleri, Anayasa'nın 169 uncu maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.