Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4298 E. 2023/855 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4298
- Karar No
- 2023/855
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/8 E., 2020/3 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları olan davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında Artvin ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 215 ada 7 parsel sayılı 2.267,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 6/24 payı davalı ..., 9/24 payı davalı ..., 9/24 payı davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydına, satın almaya ve irsen intikale dayanarak kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın murisi ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu, çekişmeli taşınmazı 1963-1964 yıllarında üçüncü kişiden kendisinin satın aldığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. 2. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.6.2013 tarihli ve 2012/50 Esas, 2013/24 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.1.2015 tarihli ve 2014/ 20776 Esas, 2015/303 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, tapu kayıt maliki olan Ömer payının oğlu ... tarafından 1965 yılında davacının murisi ...'e yapılan harici satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı; iş bu 22.12.1934 tarihli ve 951 nolu tapu kaydının kapsamının yöntemince belirlenmediğine işaret edilerek; kaydın yöntemince uygulanıp kapsamının tayin edilmesi; ayrıca belirtilen bu tapu kaydının bir kısım paylar yönünden 26.09.1968 ve 06.08.1992 tarihinde revizyon gördüğü ve davacının 1965 tarihli harici senede dayandığı nazara alınarak; 1965 tarihinden kadastro tespit tarihine kadar çekişmeli taşınmaza kim tarafından zilyet edildiğinin, zilyetliğin niteliğinin, sürdürülüş biçiminin maddi olaylara dayalı olarak tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanması, tapu kayıt maliklerinin ölüm tarihleri ile tespit malikleri arasındaki akdi ve irsi ilişkinin belirlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b-c şartlarının her pay açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi, varsa kayıt kapsamı dışında kalan bölüm açısından uyuşmazlığın zilyetliğe göre çözülmesi gerektiğinin düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eski tapu kaydının kapsamı itibariyle dava konusu taşınmaza uyduğu, 1965 tarihli harici satış senedinin de taşınmaza uyduğu; ancak tapudaki hiç bir pay yönünden davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-b ve 13/B-c maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... mirasçıları olan davacılar ... ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olup bozmanın gereklerinin yerine getirilmediğini, çekişmeli taşınmazın 27.8.1965 tarihli harici senet ile davalı ... ile ortak murisleri olan ... tarafından satın alındığını ve kadastro tespitine kadar da önce babaları; sonrada davalı ... ile murisleri olan davacı ...'nın müşterek kullanımında bulunduğunu; muris İsmail'in ölümünden önce bu taşınmazı davacı ... ile davalı ...'e 1/2 oranında paylaştırdığını, davalı diğer tespit malikleri olan ... ve ...'ün ise taşınmazı hiç kullanmadığını, buna rağmen onlara pay yazılmasının hatalı ve D ile gösterilen bölüm üzerindeki muhdesatın da davacı ...'e ait olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespiti belgesiz zilyetlikten yapılan taşınmaza, 22.12.1934 tarihli ve 951 nolu sicilden gelen paylı tapu kaydının uyup uymadığı, tapu kaydı bu yere ait ise tapudaki her bir pay yönünden davacı taraf lehine 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b ve 13/B-c koşullarının ayrı ayrı oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktador. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 13, 14, 15 ve 20 nci maddeleri 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları olan davacılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.