Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4237 E. 2022/9947 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4237
Karar No
2022/9947
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece, 17.09.2008 tarihli celsede ilk kez keşif ara kararı kurulduğu, davacı tarafından keşif avansı yatırılmasına rağmen 12.11.2014 tarihli celseye kadar keşif yapılmadığı, 12.11.2014 tarihli celsede keşif avansının eksik olduğundan bahisle yeniden keşif ara kararı verilmiş ise de hükme esas alınan bu ara kararda keşif gün ve saati belirlenmediği gibi, keşifte dinlenmesi gerekmediği halde inşaatçı bilirkişi için de ücret takdir edilerek yatırılması gereken avansın artışına neden olunduğu, bu haliyle keşfe dair ara kararın yasaya uygun bulunmadığı açıklanarak, yasada öngörülen şekle uygun olmayan bir ara kararına dayanılarak davacı tarafın keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının maddi hata nedeniyle dava açarken yanlış parselin davalı gösterilmesi nedeniyle davalı parselin değiştirilmesine ilişkin talebinin davayı genişletme ve değiştirme yasağına aykırı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bozma sonrası mahallinde 08.08.2019 tarihinde yapılan keşif sırasında davacı, dava konusu etmek istediği parselin numarasını dava açtığı sırada yanlış göstermiş olduğunu ve kadastro tespitine itiraz ettiği taşınmazın 129 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, mahallinde 08/08/2019 tarihinde yapılan keşifte davacının dava dilekçesinde gösterdiği 124 ada 1 parselin kadastro bilirkişisince tespit edilen yerle alakasının olmadığının ve dava edilen yerin ... ili ....., ilçesi ....., ....., Mevkii 129 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğunun olduğu anlaşıldığı, dava tarafından ıslahla dava konusu edilmek istenen 129 ada 2 parselin maliklerinin tamamen farklı olması sebebiyle davalı taraf tamamen değişmekte olduğu ve bu durumun da ıslahla düzeltilebilecek maddi hata olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; maddi hataya dayalı olarak dava konusunun hatalı gösterilmiş olması halinde dava konusunun değiştirilmesi mümkün ise de taraf değişikliği yapılması mümkün değildir. Aynı malik adına tespit edilen farklı taşınmazlar sözkonusu ise değişikliğin maddi hataya dayalı olduğu kabul edilmelidir. Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.06.2011 tarih ve 2011/1-364-453 Esas, Karar sayılı kararına atıf yapılmak suretiyle dava reddedilmiş ise de, anılan Hukuk Genel Kurulu kararına konu dava dosyasında, davalı ile sonradan dava konusu hale getirilmek istenen taşınmazların tespit maliklerinın farklı kişiler olduğu, eldeki davada ise davacının sehven dava konusu ettiği taşınmaz ile asıl davaya konu etmek istediği taşınmaz maliklerinın aynı kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazı maddi hataya dayalı olarak yanlış gösterdiği, dava dilekçesinde dava konusu ettiği taşınmaz ile sonradan dava konusu etmek istediği taşınmazın her ikisinin de davalı ......,Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş olduğu gözetilmek suretiyle, talebin davayı değiştirme ve genişletme yasağına aykırı olmadığı kabul edilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4237, K. 2022/9947, T. 08.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-4237-e-2022-9947-k-54daee9696d1