Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/3392 E. 2022/7979 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3392
Karar No
2022/7979
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.10.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı ...'ın vasisi ... geldi. karşı taraftan karşı taraftar gelen olmadı. duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu Bulancak İlçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 13, 17, 123 ada 17, 131 ada 23, 133 ada 60, 143 ada 8, 10, 150 ada 13, 151 ada 5, 159 ada 5, 6, 160 ada 13, 14, 162 ada 11, 165 ada 1, 167 ada 1, 168 ada 18, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 170 ada 11, 171 ada 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 176 ada 2, 177 ada 1, 2, 3, 188 ada 1, 3, 189 ada 2, 3, 4, 5, 216 ada 1, 2 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 111 ada 13 parsel ..., 143 ada 8, 167 ada 1 ve 216 ada 2 parseller ..., 143 ada 10 parsel ..., 159 ada 6 parsel ..., 160 ada 13 parsel ..., 160 ada 14 parsel Abdurrahman ..., 171 ada 19 parsel ..., 171 ada 26 parsel Elif Altun; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 123 ada 17 ve 216 ada 1 parseller, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 159 ada 5 parsel Necdet oğlu ...; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 170 ada 11 parsel, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 162 ada 11 ve 165 ada 1 parseller ...; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 111 ada 17 parsel ..., 168 ada 18, 171 ada 21, 23, 29, 177 ada 2 ve 189 ada 3 parseller ... oğlu ..., 131 ada 23 parsel ..., 133 ada 60 parsel ..., 150 ada 13, 151 ada 5, 171 ada 18, 22, 28 parseller ..., 168 ada 20, 171 ada 27 parseller ..., 168 ada 21, 23, 188 ada 1, 3, 189 ada 4 parseller ..., 168 ada 22, 25, 189 ada 2 parseller ..., 168 ada 24 parsel müştereken ... ve ..., 171 ada 17 ve 177 ada 1 parseller ..., 171 ada 20 parsel ..., 171 ada 24 ve 177 ada 3 parseller ..., 171 ada 25 parsel ..., 176 ada 2 ve 189 ada 5 parseller ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Birleşen dosyada 133 ada 23, 169 ada 18 ve 177 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen husumetten ret kararı Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 02.05.2014 tarihli 2014/7382 Esas, 2014/5179 Karar sayılı ilamı ile, “Maddi hata sonucu dava konusu taşınmazların parsel numaralarının yanlış yazıldığı, davaya konu taşınmazların 131 ada 23, 168 ada 18 ve 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar olduğu kabul edilerek çekişmeli taşınmazların kadastro tutanak asıllarının getirtilmesi, iddia ve savunma doğrultusunda taraflardan delillerinin sorulup saptanması, varsa gösterecekleri delillerin toplanması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak ve davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine, çekişmeli 111 ada 13, 17, 123 ada 17, 131 ada 23, 133 ada 60, 143 ada 8, 10, 150 ada 13, 151 ada 5, 159 ada 5, 6, 160 ada 13, 14, 162 ada 11, 165 ada 1, 167 ada 1, 168 ada 18, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 170 ada 11, 171 ada 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 176 ada 2, 177 ada 1, 2, 3, 188 ada 1, 3, 189 ada 2, 3, 4, 5, 216 ada 1, 2 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 111 ada 17, 168 ada 21, 22, 23, 24, 25, 133 ada 60, 188 ada 1, 3, 189 ada 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin bu taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Dava konusu 111 ada 13, 123 ada 17, 131 ada 23, 143 ada 8, 10, 150 ada 13, 151 ada 5, 159 ada 5, 6, 160 ada 13, 14, 162 ada 11, 165 ada 1, 167 ada 1, 168 ada 18, 20, 170 ada 11, 171 ada 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 176 ada 2, 177 ada 1, 2, 3, 216 ada 1, 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacı ... çekişmeli taşınmazların kök muris ...’dan intikal ettiği iddiasına dayanarak tespitin iptali ile miras payının adına tescilini istemiştir. Bir kısım davalı vekili, taşınmazların çoğunun muris ... ile ilgisi bulunmadığını, bağış ve satış yoluyla devralındığını belirterek bir kısım tapu ve senet sunmuş, ayrıca erkek kardeşlerin kız kardeşleri Mukaddes’ten gelen taşınmazları mirasçılarından satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ise adına tespit edilen 111 ada 13 parsel sayılı taşınmazın eşinin babası ... ...’dan intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ortak muris ...'den intikal eden taşınmazların bir kısmının ... tarafından sağlığında, bir kısmının da kardeşler arasında ...'in vefatından sonra paylaştırıldığı, davacı hariç tüm çocukların taksimi kabul ettikleri, taksim yapılalı yaklaşık 50 yıl olduğu, davacının da davalıların yer almadığı ..'den yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Davalı taraf hangi taşınmazların muris ...’den gelip taksim edildiğini, hangilerinin satış ve bağış yoluyla edinildiğini açıkça ortaya koymamıştır. Ayrıca delil olarak bir kısım tapu ve senetler sunmuş bunlarında hangi taşınmazlara ait olduğunu açıklamamış, mahkemece de açıklatılmamıştır. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişiler ve davalı tanıkları dava konusu 111 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında bilgileri olmadığını beyan etmiş, 123 ada 17, 131 ada 23, 167 ada 1, 170 ada 11 ve 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ise hiç beyanları alınmamıştır. Diğer taşınmazlar yönünden ise genel olarak muris ...’den intikal ettiğini, ölümünden sonra yapılan taksimde davalılara düştüğünü, davacıya da babası hayattayken Kuzköy’den yer verildiğini, bu nedenle bu köyden başka yer almadığını, aralarında hiç niza da olmadığını beyan etmişlerdir. Ne var ki; mahkemece, davacıya muris ...’in sağlığında verildiği belirtilen Kuzköy’deki taşınmazların hangileri olduğu sorulmamış, davacı tarafça yargılama sırasında sunulan dilekçede bu taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtildiği halde bu yönde hiç bir araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, davalılar vekilinden hangi taşınmazlar için muris ...’den geldiği ve taksimen davalılara düştüğü iddiasına, hangi taşınmazlar için kim tarafından kime yapılan satış veya bağış iddiasına dayandığı, ayrıca hangi taşınmaz için hangi tapu kaydına dayandığı sorulup açıklattırılmalı, buna göre dayanılan tapu kayıtlarının onaylı örnekleri tesisinden itibaren tedavülleriyle birlikte getirtilmeli, yine Kuzköy’de davacıya verildiği belirtilen taşınmazların hangileri olduğu belirlenerek bunlara ilişkin kadastro tutanağı, tapu kaydı, davalı iseler dava dosyaları varsa mahkeme kararları getirtilerek dosya içerisine alınmalı, bundan sonra çekişmeli taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler, tespit bilirkişiler ve taraf tanıkları ile keşif yapılarak davalı dayanağı tapu kayıtları mevki ve hudutları tek tek okunarak yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, her bir taşınmaz için ayrı ayrı, taşınmazların muris ...’den mi intikal ettiği, kimden kaldığı, ...’den intikal ediyorsa ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemince tüm mirasçıların katılımı ile taksim yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa ne zaman yapıldığı, davacıya ne verildiği, şayet davacı murisin sağlığında Kuzköy’den yer almış ise bu nedenle murisin ölümünden sonra yapılan taksimde herhangi bir şey istemediği hususunda rızasının bulunup bulunmadığı, taşınmazların ne zamandan beri kim tarafından kullanıldığı sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde gösterilmeli, fen bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerini de gösteren keşfi takibe ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeden eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozulması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 111 ada 17, 168 ada 21, 22, 23, 24, 25, 133 ada 60, 188 ada 1, 3, 189 ada 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 111 ada 13, 123 ada 17, 131 ada 23, 143 ada 8, 10, 150 ada 13, 151 ada 5, 159 ada 5, 6, 160 ada 13, 14, 162 ada 11, 165 ada 1, 167 ada 1, 168 ada 18, 20, 170 ada 11, 171 ada 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 176 ada 2, 177 ada 1, 2, 3, 216 ada 1, 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 36,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 12.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/3392, K. 2022/7979, T. 12.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-3392-e-2022-7979-k-e5e972af1533