Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/9794 E. 2019/10167 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/9794
Karar No
2019/10167
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, davacıların davaya konu 40 parselin sahibi olduklarını, davalının ise hissesi olmamasına rağmen, bu parseli sürmek suretiyle işlediğini, bu nedenle müdahalesinin men’ini, ayrıca hissedar olmadığı taşınmazı uzun süredir kullanan davalıdan her yıl için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve ait olduğu seneden itibaren işleyecek yasal faiziyle 2010-2014 yılları için toplam 500 TL ecrimisile hükmedilmesini talep etmiş, elatmanın önlenmesi için dava değerini 1000 TL olarak göstermiş, 08.10.2015 tarihinde talebini, ecrimisil yönünden 33.642.40 TL, elatmanın önlenmesi yönünden 223.622.98 TL olarak artırmıştır. Davalı, davaya konu taşınmazı satış vaadi sözleşmesi gereğince edindiğini, haksız işgali olmadığını, iyiniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 33.642.40 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının dava konusu parsele müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil ve elatmanın önlenmesi talebinden ibarettir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 40 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile intikal suretiyle paylı mülkiyet hükümlerine göre davacılar adına kayıtlı olduğu, davacılara intikal etmeden önceki malikler adına, 17.09.2007 tarihinde hükmen tescil edildiği, dosya arasına alınan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde, dava konusu taşınmazın dava dışı, dosya kapsamına göre hükmen tescil öncesi tapu maliki oldukları anlaşılan, dava dışı kişiler tarafından 30.01.2003 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı ...’a satıldığı, bedel mukabilinde taşınmazın kullanımının davalıya bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır. Somut olayda, davalının dava dışı önceki pay maliklerine tebaan, 30.01.2003 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince dava konusu yeri kullandığı anlaşılmaktadır. Sözleşme içeriğine göre de, satış bedelinin tamamının davalı tarafından dava dışı önceki pay maliklerine ödendiği ve bunun karşılığında da dava konusu yerin kullanımının davalıya bırakıldığı, dava tarihi itibariyle davacılar tarafından, davalıya taşınmazı kullanımına son vermesi yönünde ihtarda da bulunulmadığı, anlaşılmaktadır. Bu durumda, 'Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi' başlıklı sözleşmenin gerçekte harici satış sözleşmesi şeklinde olduğu ve zilyetliğin davalıya teslim edildiği ve davalının bu sözleşmeye istinaden iyiniyetli olarak dava konusu yeri kullandığı açıktır. O halde, yukarıda bahsedilen ilkeler ve somut olay ışığında, kötüniyeti kanıtlanamayan davalının ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı gözönüne alınarak ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabule karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 388/4. ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/9794, K. 2019/10167, T. 11.11.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2018-9794-e-2019-10167-k-a86217b283f6