Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/9020 E. 2013/2275 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/9020
- Karar No
- 2013/2275
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Selim Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.07.2012 gün ve 250/88 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı; miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle davalılardan ... adına tapuda kayıtlı bulunan 101 ada 38 parselin ve davalı ... adına kayıtlı bulunan 101 ada 39 parselin tapu kayıtlarının iptaliyle adına tapu siciline tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar... ve ...; yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya bir cevap vermemişlerdir. Mahkemece; zilyetlikle kazanma koşullarının kısmen oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 101 ada 38 parselin davalı ... üzerindeki tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline ve dava konusu 101 ada 39 parsel yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü; süresinde, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu, 8360,35 m2 yüzölçümünde bulunan ve "Tarla" niteliğindeki 101 ada 38 parsele ait kadastro tutanağında yazılı bulunan bilgilere göre; senetsizden, ceddinden intikalen, taksimen, 20 yılı aşkın zilyetliğinde bulunduran ... adına 05.02.2006 tarihinde tespit edildiği, kadastro tespitinin itiraz edilmeden 17.05.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki zilyetlik maddi olaylardan olup, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir (3402 s.KK.m.14/1). Bu tür davalarda iktisabı sağlayan zilyetliğin ispatı gerekir. Mahallinde yapılan keşif sırasında iki yerel bilirkişinin yetersiz beyanlarıyla hüküm kurulduğu gibi, keşif ara kararında yerel bilirkişi ve tanıkların keşifte ne şekilde dinleneceği konusunda bir açıklamaya yer verilmediğiiçin keşif ara kararının usulüne uygun olduğu söylenemez. 6100 ... HMK'nun 266. (HUMK'nun 275) maddesinde hangi amaçla bilirkişilerin bilgisine başvurulacağı açıklanmıştır. Bunun dışında, tanık sözleri ile tespiti gereken bir yön için tanık dinlenmeden bilirkişinin bilgisi ile yetinilemez. Zilyetliğin ilk önce tanık sözleri ile tespiti şarttır. Bu yapılmadıkça mahalli bilirkişi sözleri yalnız başına bir delil olamaz. Mahalli bilirkişinin zilyetlik konusundaki sözleri; ancak, zilyetliğin tespiti maksadı ile dinlenilen tanıkların sözlerinin doğruluğunu gösteren bir bilgi olarak göz önünde tutulabilir. Bu itibarla zilyetlik olaylarının açıklandığı gibi tanık sözleri ile ispat edilebileceğinin gözönünde tutulması, davacı, dava dilekçesinde açıkça tanık deliline dayandığına göre, öncelikle, davacı ve davalıya tanıklarını liste halinde vermesi için usulüne uygun kesin süre ve imkan verilmesi, belirlenen yerel bilirkişi listesinde yer alan kişiler ile taraf tanıklarının HMK'nun 240, 243 ve 259. maddeleri uyarınca davetiye ile keşif yerine çağrılarak, aynı Kanunun 259/2 ve 290/2. (HUMK. 259) maddeleri hükümleri uyarınca ve mümkün olduğunca taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenilmeleri, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde aynı Kanunun 261/1. (HUMK. 265) maddesi hükmü gözönünde tutularak çelişkinin giderilmesine çalışılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekir. Mahkemece, sadece yerel bilirkişi sözleri ile yetinilip, uyuşmazlığın esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalılardan ...'ın, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 101 ada 38 parselin kabulüne ilişkin bölümünün, 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde davalı ...'a iadesine, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.