Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/6010 E. 2012/13014 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6010
Karar No
2012/13014
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ve kısmende açılmamış sayılmasına dair Darende Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.03.2012 gün ve 4/215 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Ağılbaşı Köyü iken 1966 yılında belediyelik olduğunu, dava konusu Ağılbaşı Köyü 196 ada 2, 193 ada 1, 190 ada 1, 195 ada 1, 156 ada 1, 39 ve 157 ada 2 ... parsellerin kadastro tespiti öncesinde vekil edeni Ağılbaşı Belediyesinin imar alanı içinde yer alan ve yasaya uygun imar düzenlemesi yapılarak sağlıklı bir kentsel gelişim için üzerinde hüküm ve tasarrufta bulunulan yerlerden olduğunu, belediyenin kurulmuş olduğu 1966 yılından, kadastro çalışmalarının yapıldığı 2006 yılına kadar tam 40 yıl belediyenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, belediye hizmetlerinden yararlanıldığını, Hazineye ait bu arazilerin imar sahası içinde yer aldıklarını açıklayarak anılan parsellerin Hazine adına bulunan tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni ... adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi, 01.03.2011 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlikle edinmelerinin mümkün bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerlerin imar planı kapsamında kaldığını, belediye hizmetlerinin götürüldüğünü, tüm taşınmazların alt yapılarının belediyece yapıldığını, bu nedenle belediyenin taşınmazlar üzerinde malik sıfatıyla zilyetliği bulunduğunu, bir kısım taşınmazlar üzerinde ise, belediyenin malik sıfatıyla sahiplenme durumunun söz konusu olmadığını, bu tür taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini gerekçe göstermek suretiyle 196 ada 2’nin tamamı, 193 ada 1 parselde E, F ve G harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri ile 195 ada 1 parsel içerisinde B, 157 ada 2 parsel içerisinde K harfiyle belirlenen yerler bakımından davanın kabulüne, bu yerler açısından Hazinenin tapu kayıtlarının iptali ile belirtilen parsel ve taşınmaz parçalarının davacı ... tüzel kişiliği adına tapuya kayıt ve tesciline, parsellerde harflendirilen kısımlar dışında kalan taşınmaz bölümleri ile 190 ada 1 parsel hakkındaki isteklerin reddine, 156 ada 1 ve 39 ... parsellere ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından kabul edilen parsel ile krokilerde bazı parseller içerisinde harflerle gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle 196/2 parselin tamamı, 193/1, 195/1 ve 157/2 ... parseller içerisinde harflerle gösterilen yerler bakımından davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 193 ada 1, 195 ada 1 ve 196 ada 2 ... parsellerin, 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespitleri yapılmış olup, kadastro tutanaklarının 20.11.2006 tarihinde kesinleşmesiyle Hazine adına tapu kayıtları oluşmuştur. 157 ada 2 ... parsel ise, 06.06.1977 tarih 2 sıra nolu tapu kaydına dayalı olarak tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Reddedilen 191 ada 1 ve açılmamış sayılmasına karar verilen 156 ada 1 ve 39 ... parsellere yönelik davacı tarafın herhangi bir temyizi söz konusu değildir. Yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin beyanları ile dava konusu yapılan ve haklarında kabulüne karar verilen parsel ile diğer parseller içerisinde harflerle gösterilen yerlerin de içinde bulunduğu 196 ada 2, 193 ada 1, 195 ada 1 ve 157 ada 2 ... parsellerin öncesi Ağılbaşı Köylüleri, daha sonra yerin belediyelik olması nedeniyle belde halkı tarafından “yaz mevsiminde toplanan kayısıların kurutulması amacıyla sergi alanı” olarak kullanıldıkları, bu şekilde kamu hizmetine tahsis edildikleri anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerde bu olguyu doğrulamaktadır. Esasen bu tür yerler TMK.nun 715 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 16/A ve C maddeleri kapsamında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, özel mülkiyete konu olamayacak ve TMK.nun 999. maddesi gereğince, özel mülkiyet konusu olabilecek biçimde tapuya tescil edilemeyecek yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Çünkü, taşınmazların köylüler ile belde halkı tarafından yaz aylarında toplanan kayısıların kurutulduğu alanlar (sergi alanları) olup, orta malı niteliğinde kamu hizmetine tahsis edilen yerlerden sayılmaktadırlar. Söz konusu taşınmazların kamu hizmetinde kullanılan taşınmazlardan olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Bu nedenle bu tür yerlerin zilyetlikle edinilmeleri olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki, kamu tüzel kişileri içerisinde sadece köy tüzel kişilikleri kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinme olanağı bulunmaktadır. Köy tüzel kişileri dışındaki diğer tüm kurum ve kuruluşların özel kanunlarında bu yönde hüküm bulunmadığı sürece kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz iktisapları mümkün bulunmamaktadır. Öteden beri sapma göstermeyen Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Bu nedenle davacı Belediyenin kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinme olanağı yoktur. Açıklanan nedenlerle davanın tüm istekler yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirme sonucu bir parsel ile bazı parsellerin bazı bölümleri bakımından davanın kabulüne karar verilmesi yukarıda açıklanan ilkelere, nitelendirmeye ve kanun maddelerine aykırı düşmektedir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca kabul edilen parsel ve harflerle gösterilen taşınmaz bölümleri bakımından BOZULMASINA ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/6010, K. 2012/13014, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2012-6010-e-2012-13014-k-9c1f1bcf83f0