Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/2608 E. 2012/12721 K. – Boşanma
Konu: Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/2608
- Karar No
- 2012/12721
- Karar Tarihi
- Konu
- Boşanma
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı, Ziynet Alacağı Nejla Çavuş ile ... aralarındaki katılma alacağı, ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair Bursa 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 21.12.2011 gün ve 843/1613 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, 22.05.2005 tarihinde evlenen davacı ve davalı arasında halen sürmekte olan boşanma davası bulunduğunu, düğün sırasında davacı kadına takılan 22 ayar düğün seti, 4 adet cumhuriyet altını, 30 adet çeyrek altın, 14 ve 18 ayar iki adet künye, 22 ayar örgülü bilezik ve bir adet beşi bir yerdeden oluşan ziynet eşyası ile dava dilekçesinde adedi ve niteliği belirtilen çeyiz eşyasının davalı tarafta kaldığını, evlilik birliği içinde edinilen ve davacı ile davalı adına 1/ 2 şer pay ile tescil edilen 583 ada 6 parsel ... taşınmazın edinilmesinde davacıya ait banka hesabında bulunan para ve davacının annesinden borç olarak alınan altınların kullanıldığını açıklayarak, ziynet ve çeyiz eşyasının aynen, mümkün olmaz ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin ve taşınmazdan kaynaklanan mahkemece belirlenecek katılma alacağının davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir. Davacı vekili 07.06.2011 tarihli oturumda '' ...ziynetlere ilişkin talebimiz vardır. Diğer taleplerimizi atiye terk ettik...'' şeklinde beyanda bulunmuş ve 24.01.2011 tarihli dilekçesi ile ziynet bedelini 20.740,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı dava konusu taşınmazın ortak birikimdeki para ile edinildiğini, davacıya ait bulunan altınların 6.656,00 TL ye satılarak taşınmazın edinilmesinde kullanıldığını ve istendiği takdirde bu altınları aynısını almaya hazır olduğunu bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, katılma alacağı ve çeyiz eşyasına ilişkin talepler atiye terk edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ve davacının ziynet eşyasına yönelik talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda belirlenen altınların aynen mümkün olmaz ise bu altınların bedeli olan 9.096,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 22.05.2005 tarihinde evlenmiş olup boşanma davası reddedilmiştir. Taraflar arasındaki boşanma davası red ile sonuçlandığından mal rejimi devam etmekte olup mal rejiminin tasfiyesi istenemez. Buna karşılık evlilik birliğinin devamında ziynet eşyası ile çeyiz eşyasının istenebilmesi mümkündür. Davalı 26.10.2010 tarihli yargılama oturumunda bilirkişi tarafından niteliği ve değeri belirlenen ziynet eşyalarının davalıdan aldığını ve taşınmazın edinmesinde kullandığını kabul etmiş olduğuna, bu altınların davacı tarafından davalıya bağış olarak verildiği davalı tarafından iddia edilmediğine göre ziynet bedeline ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; davacının taşınmaza ilişkin talebi dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre kişisel maldan davalının edinilmiş malına yapılan katkıdan kaynaklanan değer artış payı isteği ve çeyiz eşyasından kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Davacı vekili 07.06.2010 tarihli yargılama oturumunda bu taleplerini atiye bıraktığını belirtmiş olup mahkemece bu beyan üzerine, bu iki hususta karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. HUMK.nun 185. maddesinin 1. bendi (...nun 123. maddesi) gereği davalının rızası olmaksızın davacı davasını takipten sarfı nazar (davayı geri alamaz) edemez. Maddede açıkça belirtildiği üzere davacının davayı geri alması davalının açık muvafakatına bağlı olan bir usuli işlemdir. Somut olayda davanın atiye terk edilmesine (geri alınmasına) davalının açık bir muvafakatı bulunmadığı gibi, muvafakat edip etmediği de sorulmamıştır. Davalının rızası ile davanın geri alınması üzerine verilen karar HUMK.nun 237.( HMK 303) maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm oluşturmadığı halde, davalının davayı takip etmesi üzerine verilecek hüküm kesin hüküm teşkil eder. Bu halde mahkemece, davalıdan değer artış payı ve çeyiz eşyası alacağına ilişkin davanın geri alınmasına muvafakati olup olmadığı sorulmalı, muvafakatının bulunması halinde şimdiki gibi bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeli, muvafakat verilmemesi halinde değer artış payı yönünden taraflar arasındaki boşanma davası red ile sonuçlandığından davanın reddine ve çeyiz eşyası alacağı yönünden toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerektiğinden “atiye terk” yönünden davalı tarafın beyanı alınmadan hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Öte yandan, davacı vekili ziynet eşyasına ilişkin alacak miktarını ıslah ile 20.740,00 TL olarak bildirdiği ve Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, redle sonuçlanan miktar üzerinden yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 ... ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 135,10 TL peşin alınan harcın istek halinde iadesine 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.