Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4030 E. 2025/6632 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4030
Karar No
2025/6632
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/264 Esas, 2025/92 Karar SUÇ : Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2015 tarihli ve 2013/559 Esas, 2015/590 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.12.2022 tarihli ve 2020/2134 Esas, 2022/18741 Karar sayılı kararı ile suç vasfında hataya düşülmesi ve eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci ... 6.Asliye Ceza Mahkemesinin,18.02.2025 tarihli ve 2024/264 Esas, 2025/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-b-e, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b-e, 62, 52... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kazanılmış hak gereği bir kez 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, lehe hükümlerin uygulanmasına engel bir adli sicil kaydı bulunmadığı, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''05.08.2013, 23.08.2013'' yerine ''05.08.2013'' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihlerinde sanık ... ile evli olan müştekinin 05.08.2013 tarihli olayda; sanıktan ayrılmak için gittiği ...'da, sanık ...'un, müştekinin sürekli aracına bindiği taksi şoförüne ulaşarak ve bir plan dahilinde olay günü araç ile seyir halindeyken müştekinin rızası dışında araca binerek birlikte yaşadıkları ... iline götürdüğü, burada tehdit ettiği, ilk olaydan sonra kadın sığınma evinde yaşamaya başlayan müştekinin ... iline gittikten sonra, sanığın müştekiyi bulduğu, 23.08.2013 tarihli olayda, silah gösterip tehdit ederek tekrardan ... iline getirdiği ve evde zorla tuttuğu, sanığın iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, lehe hükümlerin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, 05.08.2013 tarihli eylemde uygulanma yeri olmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 109/3-a maddesine, 23.08.2013 tarihli eylemde uygulanma yeri olmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 109/3-b maddesine yer verilmesi ve sonuç ceza yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 1 yıl 15 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2025 tarihli ve 2024/264 Esas, 2025/92 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümde 07.08.2013 tarihli eylem için ikinci paragrafta yazılan '' a'' harfinin, 22.08.2013 tarihli eylem için ikinci paragrafta yazılan ''b'' harfinin hükümden çıkarılması ve kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı paragrafın çıkartılarak yerine "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1 yıl 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4030, K. 2025/6632, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-4030-e-2025-6632-k-7ba3a2c180b4