Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/1943 E. 2025/5064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1943
Karar No
2025/5064
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/1392 Değişik İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık KARAR : Müsadere talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, ek kovuşturmaya yer olmadığına ve şüpheliden ele geçen tabanca ve eklerinin 5729 Sayılı Ses ve Gaz Fişeği Ateşli Silahlar Hakkında Kanun'a göre yasak olduğu, aynı Kanun'da bu yasağa aykırı davranışta bulunanlar hakkında mahalli mülki amirin idari para cezası ile mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı vermeye yetkili olduğunun belirtildiği, bu şekilde Kırklareli Valilik Makamının bu konuda karar vermeye yetkili olduğu belirtilerek, tabanca ve eklerinin 5729 sayılı Kanun'a göre gereğinin takdir ve ifası için Kırklareli Valilik Makamına tevdiine karar verildiği, ancak Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2024 tarihli yazısı ile 6136 sayılı Kanun'a tâbi olmamakla birlikte bir silâh ustasının esaslı ve âletli tâmirâtı ile tâbi hâle getirilebileceği tespit edilen "F371522 numaralı 9 mm çaplı sez ve gaz fişeği istîmal eden, üzerinde Voltran Mod 92 Fırat ibâreleri bulunan yarı otomatik tabanca ve bir adet şarjör"ün 5095 sayılı Kanun ile onaylanan ve Bakanlar Kurulunun 30.03.2004 tarihli ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silâhlar, Parçaları ve Aksamları ile Muhimmatının Yasa Dışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokol'ün 6 ve 9. madde hükümleri gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi uyarınca müsaderesinin talep edildiği, Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 12.03.2024 tarihli kararı ile ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile talep arasında çelişki oluştuğu, öncelikle bu çelişkinin giderilmesi, akabinde talepte bulunulması gerektiği belirtilerek talebin usulden reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Edirne Sulh Ceza Hakimliğinin 20.03.2024 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/12850 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14611 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07/03/2017 tarihli ve 2016/11961 esas, 2017/2255 karar sayılı ilamında “Ekspertiz raporuna göre sanıktan ele geçen suç eşyalarının bir silah ustasının aletli müdahalesi ile yasak nitelik kazanacağı, mevcut haliyle 6136 sayılı Yasaya göre yasak niteliğe haiz ateşli silahlardan olmadığının belirtilmesi karşısında, söz konusu suç eşyalarının, 5095 sayılı Yasa ile onaylanan ve Bakanlar Kurulu'nun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokolün 6. ve 9. maddeleri hükmü gözetilerek müsaderesine karar verilmesi gerekirken sanığa iadesine karar verilmesi,” şeklindeki açıklamalar göz önüne alındığında, somut olayda, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21/02/2023 tarihli ve İST-BLS-23-00683 sayılı uzmanlık raporunda, müsadere talebine konu olan tabancanın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak arızanın bir silah ustasının esaslı ve aletli müdahalesi ile giderilmesi halinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silah vasfını kazanacağının belirtilmesi karşısında, emanete kayıtlı tabancanın müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un "Başvuru" başlıklı 256/1. maddesi; "(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir." Aynı Kanun'un " Suç konusu olmayan eşyanın müsaderesi" başlıklı 259. maddesi; "Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tâbi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.02.2023 tarihli raporunda mevcut durumu ile 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olmadığı ancak arızasının bir silah ustasının esaslı ve aletli müdahalesi ile giderilmesi halinde 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah vasfını kazanacağının belirtilmesi karşısında, 5095 sayılı Kanun ile onaylanan ve Bakanlar Kurulu'nun 30 Mart 2004 gün ve 709 sayılı kararı ile 26.04.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Kaçakçılığına Karşı Protokolün 6 ve 9. maddeleri gözetilerek itirazın kabulü ile adli emanete kayıtlı silah ve şarjörünün müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Edirne 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 20.03.2024 tarihli ve 2024/1392 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/1943, K. 2025/5064, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-1943-e-2025-5064-k-524fb7a20c64