Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/21543 E. 2025/7689 K. – Kişiyi Hürriyeti

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/21543
Karar No
2025/7689
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/591 Esas, 2024/193 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerden sanık ve müdafiisinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ancak Cumhuriyet savcısının şahsi hak niteliğinde bulunan vekalet ücretine ilişkin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca temyiz hakkı bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 21.09.2023 tarih ve 2021/231 Esas, 2023/6492 Karar sayılı kararı ile; "...Hükmün yenilenmesinde sanığın mağdureyi evinde tehdit etmek suretiyle zorla tuttuğu kabul edilmesine rağmen bu kabule uygun olmayacak şekilde 5237 sayılı TCK'nın 109/2. maddesi yerine 109/1. maddesi ile cezalandırması, Hangi aşamalarda ne suretle tehdit fiilinin gerçekleştiğinin gerekçeli kararda açıklanıp tartışılmaması hukuka aykırı görülmüştür..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamı üzerine Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarih ve 2023/591 Esas, 2024/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f, 109/5, 53... maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı korunarak sanığa verilen cezanın 3 yıl hapis cezası olarak infaz edilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ...'in temyiz sebebi İşlemediği suçtan ceza aldığına, karar celsesinde avukatının olmaması sebebiyle duruşmanın ertelenmesini talep ettiğine ancak talebinin reddedilip avukatının yokluğunda karar verildiğine, kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebebi Yerel mahkemece bozma ilamına uyulmadan karar verildiğine, verilen kararda sanığın ne suretle katılanı tehdit ettiğinin açıklanıp tartışılmadığına, katılanın tehdit iddialarının hayatın olağan akışına uymadığına, katılanın beyanlarının ve iddialarının aşamalarda çelişki gösterdiğine, sanık ile katılanın bir araya geldiklerine ilişkin somut veri bulunmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir. 3. Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi Katılanın zorunlu vekiline, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nu (5271 sayılı Kanun) gereğince görevledirilen müdafii ve vekillere yapılacak ödemelere ilişkin 2024 yılı tarifesine göre ödeme yapılması gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ödeme yapılarak sanık aleyhine fazla vekalet ücretine karar verilmesine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, katılan ve sanığın, katılanın kuzeninin sanık tarafından kaçırılmasından dolayı tanıştıkları, bir süre telefon ile görüşüp mesajlaştıkları, daha sonra sanığın katılan ile buluşmak için katılana karşı tehditlerde bulunduğu, sanığın tehditleri üzerine katılan ve sanığın olay tarihinde bir çay bahçesi civarında buluştukları, katılanın sanığa kuzenini neden kaçırdığına ilişkin sorular sorduğu daha sonra katılanın rızası ile sanığın evine gittikleri, burada sanığın katılana evlenmek istediğini söyleyip katılanın elini tutup öpmeye yeltendiği ancak katılanın kendisini geri çekmesi üzerine bu sefer de sanığın tehditlerde bulunmaya başlayıp katılanın evden ayrılmasına bir süre izin vermeyerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddia edildiği olaya ilişkin olarak; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalarda değişmeyen ve suçlamayı reddeden savunmalarda bulunduğu, katılan tarafından sanığın kendisine tehdit olarak sarf ettiği iddia olunan söylemlerin aşamalarda çelişki gösterdiği ve tehdit unsuru içermediği ayrıca katılanın sanık tarafından ikametten çıkmasına izin verilmediğine ilişkin suçlamasının da soyut ve şüpheli kaldığı, katılanın soyut ve çelişkili iddiaları dışında sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden: Şahsi hak niteliğinde bulunan vekalet ücretine ilişkin Cumhuriyet savcısının temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri yönünden: Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/591 Esas, 2024/193 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/21543, K. 2025/7689, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-21543-e-2025-7689-k-c402ee2a5596