Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1536 E. 2024/7324 K. – Hakkı Olmayan

Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1536
Karar No
2024/7324
Karar Tarihi
Konu
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/440 D.iş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2022 tarihli ve 2021/7281 Soruşturma, 2022/606 Karar sayılı kararı ile şikayetçilerin iddiaları ile ilgili hakkı olmayan yere tecavüz suçundan şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçiler vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Kadirli Sulh Ceza Hakimliğinin 22.03.2022 tarihli ve 2022/440 Değişik İş sayılı kararının kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 2022/25039 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41332 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41332 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10/09/2020 tarihli ve 2019/26784 Esas, 2020/15354 Karar sayılı ilamında yer alan, "...Soruşturmaya konu olayda: suça konu taşınmazın tapu ve kadastro kayıtları getirtilerek taşınmaz üzerinde hak sahibi olanlar tespit edilerek ve varsa fiili taksim belgesi getirtilerek, mahallinde teknik bilirkişiler ve yöreyi iyi bilen tanık ve tarafsız mahalli bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, malikler arasında fiili taksim olup olmadığı, fiili taksim var ise şikayetçiye bırakılan kısma şüphelinin tecavüzünün bulunup bulunmadığı, fiili taksim yok ise şüphelinin, şikayetçinin tasarrufunu engelleyip engellemediği ve taşınmazda kendi payından fazla yeri kullanıp kullanmadığı, yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişiler ve tanıklardan da sorulup saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,,...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin kendisinin de müşterek mülkiyet hakkına sahip olduğu soruşturma konusu olan Osmaniye ili Hardallık köyü Karaçalılı Köşe mevkiinde yer alan 109 ada 39 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak üzerine atılı bulunan suçu işlediğinin iddia olunduğu, bahse konu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde müştekiler ve şüphelinin dışında da hak sahiplerinin bulunduğu, dosyada mevcut 21/12/2021 tarihli bilirkişi raporlarına göre anılan taşınmaza kanal açılarak 457,51 metrekare müdahalede bulunulduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, öncelikle taşınmazda hak sahipliği bulunan kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespitini müteakip, taşınmaz üzerinde hukuki yahut fiili bir taksim olup olmadığına dair beyanlarına başvurulması, taksim yapıldığının anlaşılması halinde şüphelinin hissesini aşacak şekilde bir tecavüzün yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, fiili yahut hukuki bir taksim yapılmamış ise şüphelinin, müştekinin tasarruf hakkını engelleyip engellemediğinin tespitinin yapılması, tüm bu hususların belirlenebilmesi maksadı ile gerekirse keşif icra edilmesi gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususlar bakımından soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; "Madde 158- "(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. (2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir." Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. 2. Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Şikayetçiler vekilinin, müşterek mülkiyete konu taşınmazda paydaşların aralarında rızai taksim ile paylaşım sağlamalarına rağmen şüphelinin müvekkillerine taksim edilen yerde kanal açarak müdahalede bulunulduğundan bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda söz konusu taşınmazın taşınmazın tapu kayıtlarına göre bütün tarafların bu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığının hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Soruşturma konusu olan taşınmazda dosyada mevcut 21.12.2021 tarihli bilirkişi raporlarına göre kanal açılarak 457,51 metrekare müdahalede bulunulduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, öncelikle suça konu taşınmazın tapu ve kadastro kayıtları getirtilerek taşınmaz üzerinde hak sahibi olanlar tespit edilerek ve varsa fiili taksim belgesi getirtilerek malikler arasında fiili taksim olup olmadığı, fiili taksim var ise şikayetçilere bırakılan kısma şüphelinin tecavüzünün bulunup bulunmadığı, fiili taksim yok ise şüphelinin, şikayetçilerin tasarrufunu engelleyip engellemediği ve taşınmazda kendi payından fazla yeri kullanıp kullanmadığı, mahallinde teknik bilirkişiler ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler marifetiyle keşif icra edilmesi gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususlar bakımından soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerektiği hususu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Kadirli Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.03.2022 tarihli 2022/440 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1536, K. 2024/7324, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-1536-e-2024-7324-k-283b33eaf183