Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/310 E. 2023/8064 K. – Kişiyi Hürriyetind
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/310
- Karar No
- 2023/8064
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/258 (E) ve 2016/110 (K) SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hilvan Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015, 2015/223 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2016 tarih ve 2015/258 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde; mağdurun rızası ile aracına bindiğini ve kendisi ile gelmeyi kabul ettiğini, mağdura şiddet uygulamadığı ve zorlamadığını, mağdurun şikayetinin bulunmadığını temyiz sebebi olarak göstermiştir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın önceye dayalı gönül ilişkisi olan mağduru telefonla arayarak Bitlis'e geleceğini ve kendisi ile görüşmek istediğini söylediği, mağdurun görüşmeyi kabul ederek sanık ile buluşup aracına bindiği, sanığın mağduru evine bırakacağını söylediği ancak bırakmayıp araçtan inmesini aracın kapılarını kilitleyerek engelleyip zorla Şanlıurfa'ya götürdüğü, ısrarlarına rağmen mağduru bırakmadığı, mağdurun abisinin müracaatı ile başlatılan soruşturmadan sonra mağdurun emniyet müdürlüğüne teslim edildiği, bu suretle sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1.Mağdur ...'in 20.05.2013 tarihli polis merkezinde alınan ifadesinde "...... beni eve bırakacağını söyleyerek oradan ayrıldık, daha sonra evimin bulunduğu Zeydan Mahallesine gitmeyerek tünele doğru devam etti, ben kendisine beni bırakmasını söylediğimde eğer beni bırakırsa kendisini öldüreceğini söyledi..." şeklindeki ifadesinden sanığın tehdit ve hile kullanarak mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinden eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği yine "..araba içerisine ...'nun daha önce tanımadığım bir erkek arkadaşı bindi.. üst katında bir eve üçümüz geldik.. " şeklindeki beyanı ile duruşmada alınan beyanında "...sanığın aracında bir arkadaşı daha vardı" şeklindeki beyanının, sanık tarafından doğrulanması birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte işlediği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması gerektiği ve aynı ifadede "..burada ... bana nikah kıyacağını söylediği ve kimliğimi istedi bende kimliğimin yanımda olmadığını nikah kıymak istemediğimi söyledim." şeklindeki ifadesi ve sanık ile mağdurun önceye dayalı gönül ilişkilerinin olduğunun hem sanık hem de mağdur beyanı ile doğrulanmasıyla suçun cinsel amaçla işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerekirken uygulanmamış olması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanığa yüklenen suçun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olduğu ve şikayete tabi olmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli kararının, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrasının belirtilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.