Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/7730 E. 2013/13272 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2013/7730
Karar No
2013/13272
Karar Tarihi

Bilişim sistemine girme suçu ile ilgili yapılan soruşturma evresi sonu- cunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/03/2010 tarihli ve 2010/10673 soruşturma, 2010/21691 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii (SİNCAN) 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 05.11.2010 tarihli ve 2010/2078 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/1. maddesinde yer alan "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir." hükmüne aykırı olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.03.2010 tarihli ve 2010/10673 soruşturma, 2010/21691 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın şikâyetçiye 14.04.2010 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, vaki itiraz dilekçesinin 17.06.2010 havale tarihli olduğunun belirlenmesi karşısında, söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddi yerine işin esasına girilerek itirazın reddine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, suçun failinin kimlik ve adres bilgilerinin tespitinin mümkün bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcı- sının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin şüphelendiği kişilere yönelik iddialarının araştırılmadığı, şüphelilerin beyanlarına başvurulmadığı, kolluk biriminin cevabi yazısı ile yetinildiği, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruştur- manın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.03.2013 gün ve 15193 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 26.03.2013 gün ve KYB/2013-91127 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Kanun yararına bozma talebi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.11.2012 tarih, 2011/9640 esas, 2012/20530 sayılı kararıyla eksikliğin giderilmesi için dosyanın Adalet Bakanlığına tevdiine ilişkin kararı karşısında, Yargıtay Kanununun 14. maddesi ile Başkanlar Kurulu kararlarına ve işbölümüne ilişkin kararın özel hükümlerine göre temyiz inceleme görevi Yüksek (11.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin görevsizliğine, dosyanın ilgili Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C.Baş- savcılığına (TEVDİİNE), 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/7730, K. 2013/13272, T. 25.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2013-7730-e-2013-13272-k-781084e2fa95