Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2964 E. 2025/4521 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2964
Karar No
2025/4521
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/165 E., 2025/49 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; murisi ... tarafından sağlığında 16 adet taşınmazın satış ve bağış yapmak suretiyle davalılar adına tescil edildiğini, ayrıca muris tarafından 23.06.2011 tarihli vasiyetname ile 1 47... parsel sayılı taşınmazın davalılara bırakıldığını, yapılan tasarruflar ile saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek davacıların saklı payının tenkisini, saklı paylarının ayın olarak verilmesini mümkün değil ise bedel olarak faiziyle davacıya verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; muris tarafından 23.06.2011 tarihli, 6027 yevmiye numaralı vasiyetname ile 1 47... parsel numaralı taşınmazın ve üzerindeki muhdesatların davacılara vasiyet edildiğini ileri sürerek taşınmazın 1/3'er hissesinin davacılar adına tescilini ve muhdesatlardan davacılara vasiyet edilenlerin tapunun beyanlar hanesinde şerh edilmesini istemiştir. Birleştirilen davada davacı ... yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir. II. CEVAP Asıl davada bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davacının saklı payının zedelenmediğini, muris tarafından mal paylaşımı yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Birleştirilen davada davalı ... cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, iptali için öngörülen sürelerin dolmadığını, saklı payının ihlal edildiğini,

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.03.2016 tarihli kararı ile; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 09.03.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili ile asıl davada davalı birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarih ve 2020/1153 Karar sayılı ilamında; mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacı taşımadığı, bu hâlde asıl davada dava konusu edilen ve kadastro çalışmaları ile davalılar adına tescil edilen taşınmazlar bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğu, ancak ölüme bağlı bir tasarruf şekli olan vasiyetnamenin mutlak tenkise tâbi olduğu, hükme esas alınan tenkis raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, kadastro çalışması ile davacı ve davalılar adına tespit gören taşınmazların hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği, bundan ayrı birleştirilen davada vasiyetnamesinin tenfizi için lehine tasarrufta bulunulan mirasçı ... tarafından dava açılmadığı, birleştirilen davada, sadece davacılar ... ve ... bakımından tenfize karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüte yol açacak şekilde kalan 1/3 pay yönünden de hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında; asıl davada, alınan bilirkişi raporu ile davacının saklı payının ihlal edildiğinin anlaşıldığı, davacının tenkis alacağının hesaplandığı birleştirilen davada; vasiyetnamenin usulüne uygun olarak açılıp okunduğu, mirasçılara tebliğ edilerek vasiyetnamenin açılma dosyasının kesinleştiği, vasiyetnamenin iptaline ilişkin herhangi bir dava açılmadığı, ... . Noterliğinin 23.06.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinin tenfizi için lehine tasarrufta bulunulan mirasçı ... tarafından dava açılmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden tenkis talebi yönünden kabulü ile; 48.192,33 TL'nin davalının tercih hakkını kullandığı tarih olan 13.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine, 59.190,64 TL'nin davalının tercih hakkını kullandığı tarih olan 13.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine, 18.474,01 TL'nin davalının tercih hakkını kullandığı tarih olan 13.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya verilmesine; birleştirilen vasiyetnamenin tenfizi davasının kabulü ile, ... . Noterliğinin 23.06.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin kısmen tenfizine, Kalafatlı ... içi mevkii 1 47... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile 3 pay kabul edilerek; 1/3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 1/3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, vasiyetnameye konu ... , ... içi mevkii 1 47... parsel sayılı taşınmazın altında bulunan ahır ile birlikte üç katlı olan binanın altında bulunan koridordan itibaren ... tarafından ahırın davacı ...'e ait, ahırların üzerinde bulunan ikinci kattaki dairenin davacı ...'e ait, bu binaya bitişik olarak sonradan yapılan altı ahır ile birlikte üç katlı binanın arsa payı ile birlikte ...'e ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; tenfiz davasında kurulan hükmün infaza elverişli olmadığını, ölü ... hakkında hüküm tesis edildiğini, taşınmazın 3 pay kabul edilerek 2 payın tescili yönünden hüküm kurulduğunu, diğer pay hakkında hüküm kurulmadığı, vasiyet edilen muhdesat bilgilerinin tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulduğunu, muhdesat bilgilerinin eksik belirtildiğini, vasiyetnamenin tapunun beyanlar hanesine yazılması gerektiğini, tenkis yönünden hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiş, dosyaya sunulan 20.05.2025 tarihli dilekçe ile; asıl dava olan tenkis davası yönünden temyiz istemlerinden vazgeçildiğini, temyiz taleplerinin yalnızca birleştirilen dava olan tenfize ilişkin olduğunu belirtilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Temyize konu uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve Mahkemece her ne kadar yargılama sırasında ölen asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... adına karar verilmiş ise de, mirasçıları tarafından davaya devam edildiğinin ve yine taşınmazın geriye kalan 1/3 payı yönünden karar verilmediğinin karar içeriğinden anlaşılmasına göre bu hususlara değinilmekle yetinilerek; asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2964, K. 2025/4521, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2964-e-2025-4521-k-d3ef2ab4cdc4