Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/616 E. 2025/894 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/616
- Karar No
- 2025/894
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/107 E., 2023/1220 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İslahiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/473 E., 2020/144 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 145, 161 ve 128 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ile birlikte müşterek malik olduklarını, taşınmazlardaki hisselerini 20 yıl önce davalı olan ablası ... ...'dan alarak bedelini ödediğini, payı üzerine bağ omcası, badem ağacı, zeytin ağacı ve ceviz ağacı diktiğini, taşınmazları bu güne kadar kullandığını ancak taşınmazların tapusunu alamadığını ileri sürerek; davalı hissesinin iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, mümkün olmaması durumunda olağanüstü zamanaşımı hükümleri gereği tesciline, bunun da mümkün olmaması durumunda taşınmazın temliken tesciline ve son olarak tapu iptal ve tescil taleplerinin tümünün reddi hâlinde taşınmazlarda bulunan muhtesatların tarafına ait olduğunun tespitine, bunun da kabul olmaması durumunda muhdesatların bedelinin yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın reddine, 02.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile eklenen talep olan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “öncelikle miras payının devri sözleşmesine dayalı hak iddia edebilmek için TMK'nın 677. maddesi gereğince mirasçılar arasında imzalanmış yazılı devir sözleşmesinin bulunması gerektiği, Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının bu isteminin reddine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu, tapulu bir taşınmazın TMK’nın 713/1. maddesi gereği iktisabı mümkün olmadığından ve TMK’nın 713/2. maddesinin yasal unsurları somut olayda oluşmadığından Mahkemece davacının bu talebinin de reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, mirasçılar arasında olağanüstü zilyetlik koşulları işlemediğinden temliken tescil isteğinin de dinlenilebilme olanağı bulunmadığı, muhdesatın tespiti istemi bakımından hukuki yararının bulunmaması ve taşınmazın el birliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle muhdesat bedelinin tek başına davalıdan talep edilme imkanının bulunmaması nedeniyle bu talepler bakımından da Mahkemece yapılan değerlendirmenin usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatalı karar verildiğini, talepleri doğrultusunda davanın kabulünün gerektiğini, davalının cevap dilekçesindeki kabulüne itibar edilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde temliken tescil veya muhdesatın aidiyetinin tespiti ile muhdesatın bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.