Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2255 E. 2025/469 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2255
Karar No
2025/469
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/127 E., 2024/639 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/273 E., 2022/109 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 206 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı olduğunu, niza konusu yer ile dava dışı 206 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir evin 16.05.1949 tarihinde ...’ye miras yolu ile intikal ettiğini, ...’nın evi (kızı) ...’ya sattığını, İstilyani’ninde dava konusu taşınmazı 17.02.1972 tarihinde muris ... ...’e devrettiğini, yerin murise geçerli şekilde satıldığını, 1972 senesinden beri zilyetliğin devam ettiğini, olağanüstü kazandırıcı zamanaşamı yolu ile mülkiyetin muris ... ...’e geçtiğini, murisin 2014 yılında vefat etmesi sonucu davacıların külli halef sıfatını kazandığını ve müteveffanın 1949 yılı ile itibariyle mülkiyeti kazandığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiş olup yargılama aşamasında TMK’nın 713. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen maliki tapu kütüğünden anlaşılamama nedenine dayandıklarını bildirmiştir. II. CEVAP Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; tapu malikinin TMK’nın 713/2 hükmünde belirtilen şekli ile “... maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan...” kişilerden olmadığı, kimlik bilgilerinin mevcut olduğu, mirasçılarının kayyım tarafından temsil edilmesinin tek başına kriteri sağlamayacağı ve yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-(b-1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, 3. Dava konusu taşınmazın geçerli şekilde murisleri tarafından satın alındığını, 4. Muris ... ...’in 17.02.1972 tarihinde kargir evin mülkiyetini satın alma yolu ile kazandığına göre aynı çatı altında bulunan dava konusu 206 ada 9 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetini de olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yolu ile kazanmış sayılması gerektiğini, 5. Davacılar ve öncesi murisleri lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluştuğunu, 6. Kayıt maliki/maliklerine tapu kütüğünden ulaşamadığını ve kimlik bilgileri bilinmemesi nedeniyle kendilerine kayyım tayin edildiğini, 7. Davacının murisinin taşınmazın mülkiyetini 2011 yılından çok önce kazanması sebebiyle 1952 yılında ölen ...’nın zamanında yaşamış ve bilinen kişilerden olmasının mevcut dava açısından bir değeri bulunmadığını, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TMK’nın 712. maddesine göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamama sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2255, K. 2025/469, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2255-e-2025-469-k-4e56b42ec719