Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5665 E. 2024/4438 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Kâl

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5665
Karar No
2024/4438
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Kâl

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2182 E., 2023/1579 K. DAVA TARİHİ : 03.11.2017 KARAR : Başvurunun kabullü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın Belediye hakkında karar verilmesine yer olmadığına,...AŞ A.Ş. yönünden davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ:... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/589 E., 2021/266 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabullü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın Belediye hakkında karar verilmesine yer olmadığına,...AŞ A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı...AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idarenin İstanbul ili,... ilçesi,...Mahallesi, 17297 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafın dava dilekçesinde (A) harfi ile göstermiş olduğu alan üzerine işgalli bina yaparak ...Lokantası isimli iş yeri olarak kullandığını ileri sürerek, dava konusu taşınmaza yönelik davalı tarafın müdahalesinin men'i ile vaki tecavüzün kal'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerindeki yapıların müvekkili idare tarafından yapılmadığını belirterek, davanın pasif husumet nedeniyle reddini savunmuştur. Dahili davalı...AŞ cevap dilekçesinde; dahili davalı yapılmasının usule aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların fiilen müvekkil şirket tarafından kullanıldığını ve dava konusu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi için başvuruda bulunulduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacı adına olduğu, dava konusu taşınmazın...AŞ tarafından kullanıldığı, kullanımın herhangi bir hakka dayanmadığı, dahili davalı yapı kayıt belgesi bulunduğundan müdahalenin hakka dayandığını ileri sürmüşse de, başkası adına kayıtlı çaplı taşınmaz üzerinde inşaa edilen yapının o kimseye korunması gerekir bir hak tanımadığı gibi iyiniyet iddiasının da dinlenemeyeceği, müdahalenin men'i ve kal talepli davalarda taşınmaza müdahale eden ile herhangi bir nedenle başkası adına zilyet olan kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan...AŞ'ın davaya dahil edildiği, dava tarihinden önce davacı ile... Belediyesi arasında yapılan yazışmalardan anlaşılacağı üzere taşınmazın Belediye idaresinde olduğu, ecrimisil bedelinin ödenmesiyle bu tasarrufun kabul edildiği, taşınmazın kullanımının ise yönetim kurulu üyeleri ve ortakları aynı zamanda Belediye yetkilileri olan...AŞ'ta olduğu, bu kullanımın herhangi bir hakka dayanmadığı, gerekçesiyle davalıların müteselsilen sorumluluğuna gidildiği belirterek krokide gösterilen 3 katlı lokanta ve müştemilat yaparak gerçekleştirdikleri müdahalenin men'ine, karar kesinleştiğinde raporda A, B, C, D, E, harfiyle gösterilen taşınmaz üzerindeki yapıların kal'ine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı...AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; dahili davalı hakkında karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından dava değeri yanlış hesaplandığından harç ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, yapı kayıt belgesine ilişkin 12. İdare Mahkemesinin 2020/764 sayılı dosyasının beklenilmesi gerektiğini, yapı kayıt belgesinin halen geçerli olduğunu, bilirkişi tarafından ölçümlerin hatalı yapıldığını ve yıkım kararı verilmesi halinde fahiş zararın meydana geleceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... Belediyesi vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; dava konusu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi bulunduğunu, İdare Mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, Belediye yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini, mahkemece taşınmazın değerinin fahiş hesaplandığını ve yıkımın fahiş zarar doğuracağını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... aleyhine açıldığı, ön inceleme duruşmasında; HMK. 124 üncü maddesi uyarınca...AŞ'ı davaya dahil etmek için süre verildiği,...AŞ'ın Belediyenin iştiraki olması sebebiyle, davanın HMK. 124 üncü maddesi kapsamında...AŞ'ın davaya dahil edilerek...AŞ aleyhine hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, ancak;...AŞ davaya dahil edilmekle HMK. 124 üncü maddesi kapsamında taraf olmaktan çıkartılan ... aleyhine hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, dava konusu taşınmazın...AŞ tarafından kullanıldığı, kullanımın herhangi bir hakka dayanmadığı, davalı yapı kayıt belgesi bulunduğundan müdahalenin hakka dayandığını ileri sürmüşse de, başkası adına kayıtlı çaplı taşınmaz üzerinde inşaa edilen yapının o kimseye korunması gerekir bir hak tanımadığı, iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, bu nedenle İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 2020/764 Esas sayılı yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin dava dosyasının beklenmesine gerek bulunmadığı, taşınmazın kullanımının yönetim kurulu üyeleri ve ortakları aynı zamanda Belediye yetkilileri olan...AŞ'ta olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına, ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı...AŞ yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı...AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapının Belediye tarafından iştirak firmaya kiraya verildiğini, haksız işgalden Belediye ile iştirak firmanın müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, Belediye hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı...AŞ vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 üncü ve 722 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı...AŞ vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5665, K. 2024/4438, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5665-e-2024-4438-k-60e25b9fa27e