Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5942 E. 2023/6077 K. – Komşuluk Hukukun

Konu: Komşuluk Hukukundan Kaynaklanan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5942
Karar No
2023/6077
Karar Tarihi
Konu
Komşuluk Hukukundan Kaynaklanan Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1001 E., 2022/1634 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/162 E., 2021/227 K. Taraflar arasındaki komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 898 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 30.03.2017 tarihinde davalılar tarafından yapılan kazı ve inşaat faaliyetleri sonucunda yıkıldığını, davalıların tedbir almadan temel kazısına başladıklarını ve toprak kaymasına neden olduklarını, toprağın kaymasıyla birlikte müvekkillerinin binasında çatlaklar meydana geldiğini ve binanın yana eğildiğini, aynı gün belediye memurlarının binanın can ve mal güvenliği açısından tehlike arz etmesi nedeniyle tahliye ederek binayı mühürlediklerini, müvekkillerinin özel eşyaları dahil hiçbir şey alamadan tahliye edildiklerini, 31.03.2017 tarihinde de belediye encümeninin binanın yıkımına karar verdiğini ve aynı gün binanın yıkım işleminin gerçekleştiğini, yapı denetim firmasının ise gerekli denetimleri yapmadan inşaat izni vermiş olması nedeniyle sorumlu olduğunu, müvekkillerinin binasının çatı katı dahil yedi katlı olduğunu, binanın değeri, ev eşyaları ve özel eşya bedeli, kira bedeli olarak tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin belediyenin belirlediği tüm kurallara riayet ederek çalışma yapmış olduğunu, davacının binasının kaçak olduğunu ve bina hakkında yıkım kararı verildiğini, hatta riskli ve temel dahi kazılmadan yapılmış olduğunu, herhangi bir sorun olmaması için denetleme firmasının aldığı denetimler ve belediye tarafından verilen kurallar çerçevesinde gerekli işlemlere başlandığını, davacının Darıca Belediyesi tarafından ev eşya paralarının ve kira paralarının ödenmiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Yapı Denetim Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, 1264706 YİBF numarası ile inşaatın denetim hizmetini üstlenmiş olduğunu, meydana gelen olayda müvekkil yapı denetim firmasının herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkil şirket Yapı Denetim ve İmar Kanunlarına uygun olarak görevini ifa etmiş olduğunu, davacının yapısının ruhsatsız ve kaçak yapı olduğunu, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin maliki olduğu 898 ada 22 sayılı parselde inşaat yapmak üzere Gebze Belediyesine başvurduğunu, projelerini onaylatmış ve yapı ruhsatı almış olduğunu, yapı denetim firmasının sundukları tüm önerileri dikkate alarak gerekli önlemleri aldıklarını, dava konusu binanın yakılmasına yapılan hafriyat çalışmasının sebebiyet verdiği iddiasının doğru olmadığını, her ne kadar toprak kayması olduğu saptanmış ise de binaya daha yakın olan binalarda herhangi bir hasar oluşmazken dava konusu binada hasar meydana geldiğini, davacıya ait binanın kaçak olduğunu, yapıyı kendisinin yapmamış olduğunu, bu nedenle de söz konusu zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müteahhit tarafından yapılan kazı sırasında bilirkişi raporlarına göre komşuluk hukuku ilkeleri ile teknik mevzuata aykırı davranılmasından dolayı davacının binasının hasarlandığı ve yıkılma tehlikesi nedeni ile Belediye tarafından yıkıldığı, davalıların, davacının taşınmazı ve eşyalarında meydana gelen her türlü maddi zararı müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümleri gereği gidermek ile yükümlü oldukları, davalılardan ....Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin yapı ruhsatı ve tapu kaydına göre yapı maliki olarak kusursuz sorumluluğu olduğu, davalı müteahhidin kusurlu olarak binanın hasarlanarak yıkılmasına sebebiyet verdiği, davalı ... Ltd. Şti. gerekli denetim görevini gereği gibi yerine getirmediği dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan anlaşılmakla diğer davalılarla birlikte zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmış, davacının ruhsatsız, kaçak bina yapmakla yasaların kendisine verdiği yükümlülükleri yerine getirmediği, yasalara saygılı biri gibi davranmadığı, somut olayın gelişim biçimi de gözetildiğinde, TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca oluşan zararlardan %20 indirim yapılması gerekmiş, davanın kısmen kabulüne; davacının bina hasar bedeli tazminat talebi olarak 347.535,36 TL'nin, 227,20 TL kira tazminat miktarının, 15.000,00 TL eşya hasar tazminat talebinin yıkım tarihi olan 31.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. ile ... Yapı Denetim Ltd. Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkemece verilen kararın hakkaniyetli olmadığını, hesaplanan tazminatın müvekkilinin gerçek zararını karşılamaya yetmeyeceğini, yıkım tarihinden sonra meydana gelen döviz kur artışı ve yüksek enflasyon sonucunda inşaat malzemelerine çok yüksek bir zam uygulandığını, gerçek zararın tam anlamıyla olmasa dahi tazmin edilmesinin; ancak keşif tarihindeki değer üzerinden karar verilmesiyle mümkün olacağını, davalıların kusuru ve müvekkillerinin kaybı bu kadar büyükken tüm kalemlerden hakkaniyet indirimi yapılmış olmasının kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, her ne kadar Mahkemenin binanın iskansız olmasını gerekçe gösterdiyse de davanın her aşamasında da belirtmiş oldukları üzere müvekkilinin arsasının yeşil alandan çıkartılarak konut alana alındığını, binanın varlığını devam ettirmiş olsaydı müvekkilinin binaya iskan alabileceğini, bu nedenle Mahkemenin gerekçesini kabul etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kanunen yapması gereken tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen, kusuru olmaksızın meydana gelen sonuçtan sorumlu olmasının hukukun genel mantığıyla bağdaşmayacağını, tarafların eylemlerine ilişkin olarak bir kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kusuru tespit edildikten sonra bu durumun tazminat hesaplamasından düşülmesi, kabul anlamına gelmemek şartıyla kalan kusur oranı ve bu kusur oranına denk gelen tazminat miktarının davalılar arasında sorumluluğuna (müşterek, müteselsil...) göre paylaştırılması gerektiğini, yüksek mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere, hakkında yıkım kararı verilen binanın herhangi bir ekonomik değeri bulunmadığını, bu nedenle bir tazminata hükmedilmesinin kanaatlerince doğru olmadığını, yıkım tarihinden karar tarihine kadar olan kira talebinin ay ay hesaplanarak ona göre ret kararı kurulması gerekirken sadece tek bir kalem gibi düşünülüp tek bir ay üzerinden ret kararı kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... Yapı Denetim Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporlarında müvekkil yapı denetim şirketine herhangi bir kusur verilmediğini, dava konusu inşaatın bulunduğu parsele komşu ve davacıya ait parselden daha yakın olan parsellerde bulunan inşaatların, ruhsat ve projelerine, kanunlarda aranan teknik şartlara uygun olarak yapılmaları nedeniyle bu yapılara hiçbir şey olmadığını belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı firmanın zemin kaymasına neden olduğu, diğer davalı ... şirketinin bu husustaki denetim görevini ihmal etmesi nedeniyle zarardan sorumlu olduğu, davacının binasının fen ve tekniğe uygun yapılmaması nedeniyle zararın artışına etkisi olduğunun tespit edildiği, bu doğrultuda verilen hükümde bir yanılgı bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile ... Yapı Denetim Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanun'un taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu ...” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737 nci maddesi; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür." Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hâkim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır. Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur. “Kazı ve Yapılar” başlıklı Türk Medeni Kanunu'nun 738 inci maddesi gereğince; malik kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK'nın "komşu ..." başlığı altında, 737 ile 750 nci maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761 inci maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Taraf iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekili ve davalı ....San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... Yapı Denetim Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yapı denetim firmalarının 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un (4708 sayılı kanun) 1 inci maddesi uyarınca yapıların yapımı sırasında önlem alma, denetleme ve uyarma yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Zira bu madde uyarınca inşaat yapımı sırasında yapı denetim firmasının can ve mal güvenliğini temini zorunludur. Bu yükümlülüklerine uymayan yapı denetim firmaları 4708 sayılı kanunun 3 üncü maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddeleri uyarınca kusuru oranında sorumludur. Yapı denetim firmasının sorumluluğu belirlenirken 4708 sayılı kanun, bu kanunun uygulanmasına yönelik Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'ne, 3194 sayılı İmar Kanunu'na ve Planlı İmar Alanları Yönetmeliği'ne uygun davranıp davranmadığı belirlenmelidir. Söz konusu hükümlere göre yapı denetim firmalarının görevi yapı inşa edilmeden başlayıp inşaatın her aşamasında devam ettiği için yapının üzerinde bulunacağı arsa veya arazinin zemin raporları ile tüm projelerini kanuna göre incelemesi, yapının ruhsat ve ekleri ile bu belgelere uygun olarak inşa edilip edilmediğini denetlemesi, yapının fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun, eksiksiz, hatasız ve kusursuz yapılmasını temin etmesi ve yapı malikini bu hususta uyarması gerektiğinden, somut uyuşmazlıkta kanunun kendisine yüklediği görevleri yerine getirdiğini iddia eden davalı ... firmasının, dava konusu yapının yapıldığı zemine uygun yapı yapılması görevini yerine getirdiği ve komşu taşınmazların zarara uğramasını engelleyici tedbirlerin alınması için gerekeni yapıp yapmadığı, kusurlu ve hukuka aykırı bir eyleminin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğinden mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden inşaatın yapıldığı yerin zemin etüd raporları da dikkate alınarak, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildikten sonra, davalı ... şirketinin dava konusu tazminat istemine konu zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacılar vekili ve davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz taleplerinin REDDİNE, 2. Davalı ... Yapı Denetim Ltd. Şti. vekilinin temyiz talebinin kabulüne, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... Yapı Denetim Ltd. Şti.'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5942, K. 2023/6077, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5942-e-2023-6077-k-a62e2c5f4e00