Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/8806 E. 2013/6914 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8806
Karar No
2013/6914
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin, Türk Ekonomi Bankası'nın Fortisbank'ı aktif ve pasifleriyle devralması üzerine organizasyonel olarak yeniden yapılandırmaya gidilmesinden norm kadro kararı alınmadından dolayı geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davalı işyerinde Dudulu Operasyon Merkezi Şubesinde Şube Müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, davalı ...Ş.'nin, Fortisbank A.Ş.'ni aktif ve pasifleriyle devralması üzerine organizasyonel olarak yeniden yapılandırmaya gidildiği ve yeni organizasyonda davacının istihdam fazlası olduğu ve kendisine Tuzla Şubesi Müşteri İlişkileri Yöneticisi göreviyle çalışmasının teklif edildiği ancak alt derece bir görev olması nedeniyle davacı tarafından kabul edilmediği ve feshin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Somut olayda, yeniden yapılanma kapsamında davacının istihdam fazlası olmasından dolayı iş sözleşmesinin feshedildiği görülmekte ise de, daha evvel Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2012/16347 Esas nolu kararında belirtildiği üzere davalı bankanın Bölge Müdürlüğünde yönetmen olarak çalışan bir işçinin şube yönetici olarak atandığı, davalı bankanın boş pozisyonlara emekli olan kişileri işe alındığının belirlendiği ve davalı bankanın işten çıkartılacak kişileri belirlerken seçim sırasında hangi hangi objektif ve bilimsel verilere dayandığının tespit edilemediği, feshin son çare olması gereken süreçte öncelikle gönüllülerin tercih edilmesi sonrasında emekliliği gelenlere öneri yapılması ve ve performansı kötü sayılabilecek personel arasından tercihte bulunulması gerektiği halde bunu yapmadığı, davacının iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiği anlaşılmakla davanın kabulü yerine, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 24.30 TL harçtan peşin alınan 18.40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.90 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Toplam 109.70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Gider ve delil avansından artan miktarın talep halinde ilgilisine iadesine 9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/8806, K. 2013/6914, T. 17.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-8806-e-2013-6914-k-c32550a9466d