Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2265 E. 2013/6955 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2265
Karar No
2013/6955
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı bankada güvenlik görevlisi olarak 01/09/1998-20/01/2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğini, ibraname karşılığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yemek ücreti ödendiğini, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, resmi tatil ücreti ile yıllık izin ücretinin ödenmediğini, yemek ücretinin de eksik ödendiğini, gün içinde vardiyalı olarak çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, yıllık izin, fazla çalışma, resmi tatil, hafta tatili ve yemek ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının bankadan ayrılırken tüm alacaklarını aldığını, bankayı ibra ettiğini, çalıştığı süre boyunca günde iki saat fazla mesai yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin ikinci maddesine göre hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve fazla mesai ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ücret bordroları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 01/09/1998-20/01/2011 tarihleri arasında davalı ../. işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, çalıştığı süreyi kapsayan tüm ücret bordrolarında fazla mesai tahakkukunun yer alması sebebi ile fazla mesai ücreti talep edemeyeceği haftada 1 gün izin kullanması nedeni ile hafta tatili alacağı olmadığı, resmi tatillerde çalışma yapılmaması nedeni ile resmi tatil alacağı olmadığı, yemek ücretinin günlük 10,80 TL ödeneceğine dair bir düzenleme olmaması nedeni ile bakiye yemek ücret alacağı olmadığı, izin ücretinin davalı tarafından banka hesabına yatırılmış olması sebebi ile izin ücreti alacağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda; davacı fazla mesai ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının tüm alacaklarının ödendiğini, ibraname alındığını, fazla mesai ücreti alacaklarının taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine göre ücrete dahil olduğunu savunmuştur. Dosyaya sunulan ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunduğu, ancak ücret bordrolarında davacının imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı fazla mesai ücretlerinin ödendiğini kabul etmemektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zamanaşımına uğramayan döneme ilişkin tüm ücret bordrolarında bir miktar da olsa fazla mesai tahakkuku yer aldığı, davacının fazla mesai ücreti talep edemeyeceği kabul edilmiştir. Davalı banka tarafından fazla mesai ücreti tahakkuk ettirilen ücret bordroları dosyaya sunulmuş ise de bu ücretlerin davacıya ödendiği ispat edilememiştir. Yapılacak iş; davacıya ait banka hesap kayıtları getirtilerek davacıya bordroda tahakkuk ettirilen ücretlerin ödenip ödenmediğini belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. 3-4857 sayılı İş Kanununun 59'uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Somut olayda; davacı yıllık izin ücreti talebinde bulunmuştur. Davalı davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunmuştur. Dosyaya davacının hangi tarihlerde izin kullanacağı belirtilen davacının imzası ve yöneticisinin onayı bulunan izin formları ile davacı tarafından imzalanmış 19.01.2011 tarihli davalı nezdinde kullanmadığı 60 günlük yıllık izin ücreti alacağı dışında izin alacağı olmadığına dair dilekçe sunulmuştur. Davalı tarafça ayrıca davacının imzası bulunmayan Ocak 2011 tarihli ücret bordrosunda davacıya 3.072,00 TL izin ücreti ödendiği gösterilmiş, Ocak 2011 ayı ücreti ile birlikte izin ücretinin de davacıya ödendiğine dair banka hesap kaydına ilişkin ekran görüntüsü sunulmuş ise de ilgili kaydın davacıya ait banka hesabı olduğu anlaşılamamaktadır. Mahkemece davacının yıllık izin ücretinin ödendiğine dair davacıya ait ve davalı banka tarafından onaylanmış banka hesap kaydının sunulması istenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken davacının yıllık izin ücretinin ödendiğinin kabulü ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2265, K. 2013/6955, T. 18.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2265-e-2013-6955-k-469c4e828333