Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/22558 E. 2013/18386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/22558
- Karar No
- 2013/18386
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, davalının davacıyı sürekli oyalayarak iş kazasını kuruma bildirmediğini, bunun üzerine davacının kendisinin bildirimde bulunması üzerine işyverenle yaşanan gerginlik yaşandığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davacının başka yerde iş bulması nedeni ile işten ayrıldığını, iş kazası ile ilgili işverenin tüm gerekleri yerine getirdiğini, diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davacının geçirdiği iş kazasının kuruma geç bildirilmesi ve SGK pirimlerinin düşük ücretten yatırılması nedeni ile iş akdini haklı olarak feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Fazla mesai ile hafta tatili ücret talebi taraflar arasında ihtilaflıdır. Fazla çalışma yaptığını, hafta tatilinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve hafta tatili alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Öte yandan Çalışma saatlerini ve günlerini belirleme işverenin yönetim yetkisi kapsamında olup bu bağlamda işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmayacağı, hafta tatilinde çalışılıp çalışmayacağı, şayet yapılacaksa hangi günlerde ve hangi saatler arasında yapılacağı işveren tarafından belirlenecektir. Bu belirlemenin de işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu, işyeri politikası v.b gibi sebeplerden dolayı zaman içerisinde değişkenlik gösterebileceği kuşkusuzdur. Dolayısıyla fazla çalışmaya ve hafta tatili çalışmasına ilişkin ispat külfeti altında olan davacının talep ettiği döneme ilişkin fazla mesai ve hafta tatili çalışma ücretini, tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışan tanık anlatımları ile ispat külfetini gerçekleştirebilceğinin kabulü gerekir. Somut olayda; Davacı vekili davacının fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını iddia ederek fazla mesai ve hafta tatili çalışma ücretlerinin ödetilmesini istemiş, iddiasını ispatlama için tanık dinletmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise daha ziyade davacı tanık anlatımlarına göre davacının haftanın 7 günü 7-18 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek 1,5 saat ara dinlenme tenzili ile haftalık 21 saat günlük 3 saat üzerinden fazla mesai ve ayrıca hafta tatili ücreti hesap edilmiş, mahkemece hakkaniyet indirimi yapılarak alacaklar hüküm altına alınmıştır. Davalı vekili beyanı hesaplamalarda dikkate alınan davacı tanıklarının davacı ile aynı şantiyede çalışmadığını ya da kısa bir süre çalıştığını itirazen ileri sürmüş ve buna ilişkin bazı belgeler sunmuştur. Mahkemece davalı tarafın bu itirazı üzerinde durulmamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere aynı işverene ait olsa da işyerlerindeki çalışma düzeni ve mesai saatleri birbirinden farklı olabileceğinden davacının ancak kendisi ile aynı yerde çalışmış tanıklarla iddiasını ispat etmesi mümkün olduğundan davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durularak davacı tanıklarının davacı ile istek dönemi içinde birlikte aynı işyerinde çalışıp çalışmadığı araştırılmalı, gerekirse tanıkların bu konuda ek beyanları alınmalı, sonucuna göre davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden ancak davacı tanıklarının davacı ile aynı yerde birlikte çalıştıkları süre ile sınırlı olmak üzere varsa fazla mesai ve hafta tatili ücreti hesap edilmelidir. Kabule göre de; davacı yararına ayrıca hafta tatili ücreti hesap edilip hüküm altına alındığına göre 7.günün ayrıca fazla mesaide dikkate alınması mükerrerliğe neden olmuştur. 7. günden fazla mesai hesabında dikkate alınacak süre sadece 11-1,5=9,5-7,5=2 saat olabilir. Başka bir anlatımla davacının fazla mesaisi 11-1,5=9,5x6=57+2(7.günden) 59-45=14 saat olabilir. Bu yön üzerinde durulmamış olması da hatalıdır. 3-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde 19/04/2008 tarihinden itibaren çalıştığını iddia ve kabul ettiği halde 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesine aykırı biçimde talep aşılarak davacının çalışma süresinin 13/03/2008 tarihinden itibaren hesap edilmesi doğru olmamıştır. 4-Davalı şirketin ünvanı “... Müş.İnş.Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti.” olduğu halde karar başlığında “... Müş.İnş.Taah.San.” şeklinde yazılması da hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir. Yapılacak iş, yukarıda 2 numaralı bozma nedeni konusunda gerekli araştırma yapılıp eksikliğinden giderilmesinden sonra 3 numaralı bozma nedeni de kapsayacak şekilde ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermek olmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.