Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2220 E. 2013/1900 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2220
- Karar No
- 2013/1900
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde vinç operatörü olarak çalışmaya başladığını, işyerinde iş kazası geçirerek sol el yüzük parmağını kaybettiğini, raporlu olduğu dönem sonrası işyerine alınmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, işyerindeki kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını kendi inisiyatifi ile kule vincini söktüğünü, rapor dönüşü işe başlamadığını, maddi ve manevi tazminat davası açmasının da işe başlamak istemediğini gösterdiğini ve davacının fazla çalışmasının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı işverenin davacının iş akdini geçirmiş olduğu kaza sonrasında İş Kanununun 25/I-a maddesi uyarınca önelsiz olarak sonlandırdığı, bu itibarla davacının 1475 Sayılı Yasanın 14.maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazandığı, 4857 sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca ihbar tazminatına hak kazanamamış olduğu ve haftalık 18 saat fazla mesaisinin olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2013/2220-1900 S.2 Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai alacağının olup olmadığı konusunda uyuşmazlık söz konusudur. Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda davacı taraf hafta sonları dahil çalıştırıldığını ancak ücretlerinin ödenmediğini belirtmiş, davalı ise fazla çalışmanın olmadığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hafta da 7 gün 06.00-16.00 arası çalışarak 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın tek tanığı haftanın 7 günü 06.00-16.00/17.00 saatleri arası çalışma yapıldığını, davalı tarafın tek tanığı ise haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arası çalışıldığını, hafta tatillerinde ise nöbetleşe olarak bir pazar çalışılıp bir pazar çalışılmadığını belirtmiştir. Dosya kapsamına göre davacı her pazar çalışma yaptığını kendi tanığının beyanı dışında başka bir delille ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken fazla mesai alacağı hesaplanırken davalı tanığının da beyanı gözetilerek pazar günü çalışmasının ayda kaç defa yapıldığı da tespit edilerek bu bağlamda sonuca gidilmesidir. Bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. ../.. 2013/2220-1900 S.3 SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.