Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15424 E. 2013/13065 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15424
Karar No
2013/13065
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, fesih bildirimi ile davacının, üst gelir grubu müşterilerinin hesaplarından gerçekleştirilen yüksek adet ve tutarlarda limit üstü hesap açma/kapama, kısmi ödeme, para çekme/yatırma işlemlerini müşteriyi görmeden gerçekleştirdiğinin anlaşılması üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/2/e bendi uyarınca hakli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, "Davacının çalıştığı davalı banka şubesinde müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalışan...'in müşteri hesaplarından yüksek tutarda mevduatı zimmetine geçirdiği tespit edilmiş, davacının bu işlemlere onay vermesinden dolayı iş akdi feshedilmiştir. Dava dışı...'in eylemi nitelikli zimmet şeklinde olup, bu şahsın yaptığı işlemleri gizlemek için hileli yollara başvurduğu bu haliyle nitelikli zimmet suçunu işlediği ve hakkında dava açıldığı görülmüş bu haliyle eylemlerini günlük kontrollerle ve teftişlerde ortaya çıkmasını önlemiş, dinlenen tanıklar da davalı işyerinde yüksek meblağlı müşterilerin hesapla ilgili işlemlerinin müşteriler müdür odasında otururken verilen talimatlar doğrultusunda yapıldığını bu tür durumlarda müşterileri görme ve kimlik sorma şanslarının olmadığını belirtmiş davacının konumu gereği...'in işlemlerini Onay vermesini kasti olmayıp ihmali bir davranış olduğu, dava dışı...'in eylemlerinden dolayı davacının davranışının iş verenin güvenini kötüye kullanma olarak nitelendirilemeyeceği, davacı personelin kusurlu onaylardan dolayı toplu iş sözleşmesinde belirtilen herhangi bir disiplin cezasını uygulama konusunda davalı bankanın hakkı ve yetkisi bulunmakla birlikte davacı üzerinde amir olarak şube müdürü ve operasyon yetkililerinin olduğu nazara alındığında davacının iş akdinin tazminatsız olarak feshinin çok ağır ve hakkaniyet ilkelerine uygun olmadığı ve feshe son çare olarak başvurulmadığı " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez. İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar. Dosya içeriğine göre davacı, davalı işyerinde yaklaşık 4 yıldan beri ve gişe yetkilisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, üst gelir grubu müşterilerin hesaplarından gerçekleştirilen yüksek adet ve tutarlarda, limit üstü hesap açma/kapama, kısmi ödeme, para çekme/yatırma işlemlerini müşteriyi görmeden gerçekleştirdiğinin anlaşılması üzerine 4857 sayılı Yasanın 25/2-e bendi uyarınca haklı neden gerekçe gösterilerek feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı banka müfettişlerince yapılan soruşturma ve ekleri ve özellikle davacı işçinin soruşturma sırasında verdiği " özel müşterilerin gişede beklemediklerini, şube müdürünün ya da MİY yanında oturduklarını ve imzalarının burada alındığını, gişede özel müşterilere kimlik sorulduğunda müşteri ya da MİY tarafından kendilerinin azarlandığı" şeklindeki savunması, görev tanımı ve tüm dosya kapsamı uyarınca iş sözleşmesi, taraflar arasında karşılıklı güven ilişkisine dayalı ve yine karşılıklı yükümlülükler yükleyen sözleşme niteliğinde olup davacının kıdemi ve yaptığı iş dikkate alındığında davranışlarının taraflar arasında güven ilişkisini zedelediği ve davalı bankanın davacı ile iş sözleşmesini sürdürmesinin beklenmez hal aldığı görülmüştür. İşveren tarafından yapılan fesih, haklı nedene dayanmamakla birlikte geçerli neden kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İşverenin feshi, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın REDDİNE, 3.Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 15,60 TL harcın mahsubu ile kalan 8,70 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri 102,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 10.07.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15424, K. 2013/13065, T. 10.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-15424-e-2013-13065-k-b3bdfdabbee2