Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14929 E. 2013/11976 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/14929
Karar No
2013/11976
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, 28/02/2004 tarihinden itibaren davalı ... Belediyesinde çalıştığını, ancak farklı firmalarda en son davalı şirket nezdinde sigortalı gösterildiğini, davalı ... tarafından vasıflı eleman olmadığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshinin davalı şirketten talep edildiğini, iş akdinin başka gerekçe bildirilmeden feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacının ihale alan diğer davalı şirketinin işçisi olduğunu savunarak davanın Belediye yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Eğitim Spor Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin davalı Belediyeden ihale ile iş aldığını, davacının iş sözleşmesinin Belediyenin 07/05/2019 tarihli yazısına göre gerçek işvereninin talimatı doğrultusunda feshedildiğini, şirketin ekonomik durumu, maliyetlerin artması piyasa koşullarının belirsizliğni sürdürmesi nedeniyle belediye işyeri dışında başka diğer işlerde değerlendirme olanağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre; davacının, davalı ... işyerinde Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü'nde, SGK kayıtlarına göre Davalı ... Ltd. Şti.'nin işçisi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin feshedildiği, feshin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı anlaşıldığı, davacının Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü işçisi olarak çalıştığı, davacının yaptığı işin davalıların kendi aralarında akdetmiş olduğu şoförlük, operatörlük ve atölye hizmetlerinden olmadığı, davacı işçinin, işe girdiği tarihten iş akdine son verildiği tarihe kadar alt işveren işletme ve/veya şirketler değişse de fiilen aralıksız olarak davalı ... Belediyesi nezdinde Parklar ve Bahçeler Müdürlüğü işçisi olarak çalıştığının tespit edildiği, davalılar arasında yapılmış olan hizmet alımı tip sözleşmesine göre sözleşmenin konusunun bir işin yaptırılması olmayıp, personel (işçi) temini olduğu 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 maddesine uygun bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi kurulmadığından, davacının başlangıçtan itibaren davalı ... işçisi olduğu kabul edildiği, davalı ... Limited Şirketi ünvanlı işyeri aleyhine açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı Belediyece yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine, davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, karar verilmiş ve işe iadesi davasının husumetten red edilen şirket yararına avukatlık ücretine hükmedilmiştir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır. Davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi, davalıların savunmaları, taraf tanıklarının beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalılar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu, davacının davalı Belediyenin asıl işinde görevlendirildiği, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı anlaşılmakla davacının gerçek işveren davalı ... işyerine iadesi doğru olmakla birlikte, diğer davalı yönünden davanın husumetten reddine ve yararına avukatlık ücreti verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez. Somut olayda iyiniyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.'nun 2.maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince muvazaalı işlemi yapan davalı ... Eğitim Spor Tic. Ltd. Şti.nin davacının davalı ...'ye süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı 4 aya kadar ücret ve diğer haklarından, davacının davalı ... tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde hakedeceği 4 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminat alacağından daha açık bir anlatımla davalı ... Eğitim Spor Tic. Ltd. Şti.nin davacının iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından ve yargılama giderlerinden diğer davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (HGK.'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı) Bu hukuki olgu karşısında davalılar arasında muvazaa bulunması nedeniyle davacının asıl işveren davalı ...'ye iadesine, maddi sorumluluk açısından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi ve davalı şirket yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Bu durum kararı temyiz eden davalı Belediyeninde hak alanını ilgilendirdiğinden 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davalı ... tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı ... tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile ödenmesi gereken tazminatın miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı ... Başkanlığına süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının ... ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin yatırılan 15,60 TL harcın tenzili ile bakiye 8,70 TL harç giderinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacının yapmış olduğu 393,35 TL yargılama giderinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 9-Temyiz harcının istek halinde davalı ... Başkanlığına iadesine, 26.06.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14929, K. 2013/11976, T. 26.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-14929-e-2013-11976-k-9bb81d7933d0