Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13971 E. 2013/21116 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13971
- Karar No
- 2013/21116
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine 2-Davacı, davalı işyerinde 08/03/2005- 10/03/2009 tarihleri arasında çalıştığını, işveren tarafından işten çıkarıldığını, kendine kıdem tazminatına mahsuben 500,00 TL ödendiğini, başka ödeme yapılmadığını ileri sürerek dava dilekçesinde diğer işçilik alacakları ile birlikte ihbar tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmesini istemiştir, Davalı, davacının 08/03/2009-10/03/2009 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacıya 10/01/2009 tarihinde 10/03/2009 tarihinde hüküm ifade etmek üzere fesih bildirimi yapıldığını, buna göre fesihte ihbar sürelerine uyulduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, “4857 Sayılı İş Kanunu 17 ve 27. maddelerine göre ihbar süresi içinde işçiye günde 2 saat iş arama izni verileceği, verilmemesi halinde bu sürelerin saat ücretinin %100 zamlı ödeneceğinin hüküm altına alındığı, davalı işverenlikçe davacıya ihbar süresi verilmişse de bu süre içerisinde iş arama izni verildiğini kanıtlayamadığından davacının ihbar tazminatı talebinin iş arama izni ücreti olarak kabulü gerektiği “ gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir. HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde ihbar tazminatı alacağı isteğinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ihbar öneli tanındığından ihbar tazminatı alacağının olmadığı, ancak iş arama izni ücretinin ihbar tazminatı içinde olduğu, kabul edilerek iş arama izni ücreti hesaplanmış, davacı da hesaplanan miktarı ıslah dilekçesi ile ihbar tazminatı olarak artırmıştır. İş arama izni ücreti 4857 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca ihbar tazminatından ayrı olarak düzenlenmiş bir hak olup, ihbar tazminatı içinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Dava dilekçesinde davacı tarafından iş arama izni ücreti talep edilmediği gibi dava tümden ıslah edilmemiştir. Dava dilekçesinde talep edilmeyen iş arama izni alacağı ıslah dilekçesi ile istenemeyeceğinden ayrıca ıslah dilekçesi başvuru harcı ile harçlandırılmadığından ek dava olarakta kabul edilmesi mümkün olmadığından iş arama izni ücreti için ayrıca her zaman dava açılması mümkün olduğundan ihbar tazminatı ve iş arama izin ücreti talebinin reddi gerekirken usulsüz ıslaha değer verilerek iş arama izin ücreti talebinin kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.