Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/6023 E. 2013/17898 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6023
- Karar No
- 2013/17898
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, tarımsal sulama abonesi davalının elektrik tüketim bedellerini ödemediği iddiasıyla aleyhine girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının 6111 sayılı Yasa'dan yararlanmak için başvuruda bulunması nedeniyle davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 17/10. maddesi ile "TEDAŞ veya bu şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 04.12.1984 tarihli ve 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin EPDK'dan lisans almadan önceki faaliyet dönemlerine ilişkin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31.12.2010 tarihi itibariyle geldiği halde bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacakların fer'ileri" için yapılandırma imkanı getirilmiştir. Bunun için aynı kanunun 19. maddesi hükmü uyarınca ise; süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksidin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ise bu kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir. Uyuşmazlık, 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma kapsamına giren borcun taksitler halinde ödenmeye başlanması halinde, eldeki davanın konusuz kalıp kalmayacağı, başka bir anlatımla, taksitlerin ödenmeye başlaması üzerine "esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bazı hallerde dava devam ederken dava açılmasından sonra meydana gelen (dava konusu alacağın ödenmesi gibi) bir nedenle ortadan kalkabilir. Davanın konusuz kalması halinde artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Bu halde, mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Mahkemenin esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı, bir tespit hükmü niteliğindedir. Davanın konusuz kalması halinde, mahkeme davayı reddetmemekte, sadece davanın (esasının) konusuz kaldığını tespit etmekle yetinmektedir. Çünkü mahkeme, bu kararı ile aynı zamanda dava konusu yapılmış olan hakkın artık mevcut olmadığını da tespit etmektedir. Konusuz kalan talepler dışındaki asıl ve yardımcı talepler için yargılamaya devam edileceğinden, mahkemenin bu taleplerinin kabulüne ilişkin kararı normal bir eda hükmü niteliğindedir. Mahkemenin "esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararının kesinleşmesinden sonra o dava konusu hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamayacaktır; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilecektir. Belirtilen nedenlerle, davanın konusunun kalmadığına karar verebilmek için, sadece yapılandırma kapsamında başvuru yapılması veya yapılandırılan borcun taksitler halinde ödenmeye başlanması yeterli olmayıp, 6111 sayılı Kanun'dan yararlanılarak yapılan ödemelerin, davaya esas talep sonucunu karşılandığının da anlaşılmış olması gerekir. Talep sonucunun henüz karşılanmadığının belirlenmesi durumunda ise, HMK'nun 165. maddesi uyarınca bu durum "bekletici sorun" kabul edilerek, anılan koşulların oluşması anına kadar yargılama bekletilmelidir. Mahkemece yapılan taksit ödemelerinin davacının alacağını karşıladığının anlaşılması halinde davanın konusuz kaldığından söz edilebilir. Yukarıda belirtilen yasal ve maddi olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucu davanın konusuz kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.