Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/582 E. 2026/5042 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/582
- Karar No
- 2026/5042
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/5026 D.İş KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 66.282,17 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.06.2023 tarihli ve 2023/2675 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/5026 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.01.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/12383 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/12383 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/05/2023 tarihli kararı ile "...ihracat bedellerinin tamamının yurda getirilmediği..." gerekçesiyle kabahatlinin yapmış olduğu başvurunun reddine karar verilmiş ise de,
1-Kabahatliye uygulanan idari para cezasına dayanak teşkil eden 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinin "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olduğu, buna karşılık aynı Kanun'un 3/1. maddesinin ise "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır." hükmünü içerdiği, buna göre Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 Sayılı Tebliğ'in (Tebliğ) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı olarak ihracat bedelinin süresinde yurda getirilmemesi ya da kısmi getirme halinde ise getirilmeyen miktarın Tebliğ'in 10. maddesindeki terkin sınırının üzerinde olması halinde 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan kabahati oluşturacağı, buna karşılık ihracat bedeli süresinde yurda getirilmekle birlikte Tebliğ'in 6/1. maddesindeki "İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilmesinden ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur." düzenlemesine aykırı olarak müteakip süreç tamamlanarak ihracat hesabının kapatılmaması halinde ise 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki kabahatin oluşabileceği, dosya kapsamına göre ise kabahatli tarafından ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiği ileri sürülerek buna ilişkin bilgi belgeler sunulduğu cihetle, kabahatli tarafından dosyaya sunulan belgelerin sıhhat ve geçerliliği ile idari para cezasına konu ihracat işlemine ilişkin olup olmadığı, ihracat bedelinin hangi oranda ve sürede getirildiği araştırılıp, sonucuna göre kabahatlinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde, 2-5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinin, "İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta; a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi, b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." şeklinde olduğu, İdari yaptırım kararında bahsedilen dayanak 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda idari yaptırım tutanağında, kabahatlinin, anılan Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu hangi ihracata ilişkin ne kadar bedeli yurda getirmediği belirsiz olduğu cihetle, 5326 sayılı Kanun'un 25/1-b maddesi uyarınca idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin açık bir şekilde yazılmadığı göz önüne alınarak idari yaptırıma karşı yapılan başvurunun reddine dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2023 tarihli ve 2023/1027 İdari Yaptırım Karar sayılı kararı ile uygulanan idarî para cezası kararında, idari yaptırıma konu ihracat işlemine ilişkin bilgilerin yer aldığı vergi dairesi yazısına ilişkin bilgilere yer verildiği görülmekle, 5326 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sayılan şartları taşıdığı anlaşıldığından bu yöne temas eden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı bozma istemi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/5026 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.