Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/947 E. 2025/9773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/947
Karar No
2025/9773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/292 E., 2024/632 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet, kaçak sigaraların ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Malen sorumlu ...'ın temyiz istemi yönünden; malen sorumlunun mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını, davaya katılma talebinin olmadığını beyan ettiği cihetle, malen sorumlunun hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Malen sorumlu ...'ın mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Kanun'un 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, malen sorumlu vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 Sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18 maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları arasında karşılaştırma yapılırken; zincirleme suçlarda zincirleme suça dahil olan eylemler bağımsızlıklarını muhafaza ettiklerinden 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası kapsamında zincirleme suçu oluşturan her bir eylemin gümrüklenmiş değeri ayrı ayrı dikkate alınarak, toplam gümrüklenmiş değere göre değil de gümrüklenmiş değerlerden en ağır olana göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, her iki eylemdeki eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplanarak gümrüklenmiş değerin fahiş olduğundan bahisle uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanık hakkında belirlenen temel cezada teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerekirken, gerekçe kısmında temel cezalarda teşdit uygulanmadan alt sınırdan karşılaştırma yapılırken, hükümde teşdit uygulanarak lehe Kanun'un belirlenmesinde hataya düşülmesi ve bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunarak yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Gölbaşı(Ankara) 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2015 tarihli ve 2014/175 Esas ve 2015/69 Karar sayılı ilâmının katılan ... İdaresi vekili tarafından nakil aracına hasren temyiz edildiği, sanık aleyhine temyizin bulunmadığı cihetle, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek hakkında hükmolunan cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, kazanılmış hak gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Ele geçen kaçak eşya hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/947, K. 2025/9773, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-947-e-2025-9773-k-dc29a1d80614