Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5886 E. 2026/6237 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5886
- Karar No
- 2026/6237
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/117 E., 2016/164 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî düzeltilerek onama
Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1-Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Katılan Vekili ile Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz İstemlerinin İncelemesinde; Katılan vekilinin temyiz talebinin münhasıran vekâlet ücretine yönelik olduğu anlaşılmış olup, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik incelemede, suça sürüklenen çocuğun süresinde temyiz isteğinde bulunduğu ve bu nedenle kesinleştirme şerhinin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri uyarınca, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-d ve 66/2. maddeleri gereği 10 yıllık olağan, 67/4. maddesi gereği ise 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 22.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekili ile suça sürüklenen çocuğun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar ..., ... ile ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Katılan Vekilinin Temyiz İsteminin İncelemesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, katılan ... İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümlere "Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılana verilmesine, " ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.