Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1807 E. 2025/5722 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1807
- Karar No
- 2025/5722
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/60 E., 2022/346 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2022/60 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iki ayrı bakaya kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 51 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı, erteli 2 ay 10 gün ve 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 94660652-105-56-16203-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34845 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34845 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Mahkemece basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen 21/09/2021 tarihli karara karşı yalnızca sanık tarafından itiraz edilmiş olması karşısında, genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hüküm kurulurken önceki hükümde 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca yapılan 1/4 oranındaki indirimin korunmaması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza tayininde isabet görülmemiş ise de, olağanüstü ve istisnaî kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 16/09/2020 tarihli ve 2020/596 esas, 2020/9590 karar sayılı ilamında yer alan, "Bozma öncesindeki hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi karşısında, bozma sonrası verilen kararda sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeyerek fazla cezaya hükmolunması suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması" şeklindeki açıklamalar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2018 tarihli ilk kararının sadece sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine anılan Bölge Adliye Mahkemesince bozulduğu nazara alındığında, bozma öncesi tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında, yeniden kurulan hükümde netice cezanın 1.000,00 Türk lirası adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 2 ay 10 gün ve 1 ay 7 gün hapis cezaları olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Siirt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2022/60 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4- (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.