Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7011 E. 2024/10544 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7011
Karar No
2024/10544
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2061 E., 2022/3225 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, idari para cezası verilmesine yer olmadığı, nakil aracının iadesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında mahkûmiyet, eşya ile nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde, sanık ...'ın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada çuvallar içerisinde 1.310 kg et ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında; etlerin sanık ...'e ait olduğunu, nakliyesini yaptığını, kaçak olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir. Sanıklar ..., ... ve ... savunmalarında; yakalanan etlerle ilgileri bulunmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemişlerdir. Etlerin soruşturma aşamasında mahkeme kararı ile imha suretiyle tasfiyesine karar verildiği, bilirkişi incelemesi yapılmadığı, ancak etlerin kaçak olup olmadığının tespiti için Gümrük İdaresine yazılan müzekkere cevabı ekinde bulunan muayene memurunun yazısı ile mühür olmaması ve belge beyan edilmemesinin kesim işleminin izinsiz ve yetkisiz yapıldığı şüphesini doğurmakla birlikte, söz konusu etlerin yurda kaçak girip girmediğinin tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dosyada mevcut HTS kayıtları uyarınca sanıkların suç tarihinde ve öncesinde birbirleri ile iletişimlerinin tespit edilmesi nedeniyle suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan yapılan yargılamada; sanık ...'ın savunmasının atfı cürüm mahiyetinde olduğu, sanıkların Keşan ilçesinde oturmaları ve birbirlerini tanıdıklarına ilişkin beyanlarına göre, olay öncesi ve sonrasındaki sanıklar arasında içerikleri belli olmayan telefon görüşmelerinin bulunmasının somut delil olarak kabul edilemeyeceği, kaçak olduğu iddia edilen etlerin suçun konusunu oluşturduğu ve etlerin ülkemize yasal olmayan yollarla sokulduğuna dair tespitin bulunmadığı gibi, etlerin tamamının imha edilmiş olması karşısında bilirkişi incelemesi yapılamayacağı da gözetilerek, suça konu etlerin gümrük kaçağı olup olmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilemediğinden sanıkların beraatlerine karar vermek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, suçlamayı kabul etmeyen sanıklar hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu da tespit edilemeyen eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken farklı gerekçe ile beraat kararı verilmesinde netice itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR Dava konusu imha edilen etler hakkında talep edilmesi halinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Enez Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7011, K. 2024/10544, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-7011-e-2024-10544-k-7a259d5a92d5