Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/689 E. 2024/7764 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/689
Karar No
2024/7764
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/127 E., 2023/105 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; eşya değeri fahiş olduğundan cezada artırım uygulanması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracına yönelik karar verilmediğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ...’nın temyiz nedenleri; diğer sanığın suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili beyanları nedeniyle hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, kiraladığı aracı diğer sanığa verirken kaçakçılık

suçunda kullanılacağını bilmediğine, gerekçeli kararın birçok kısmının kes-kopyala yöntemi ile yazıldığına, iddianame anlatımının dosya ile ilgisi olmadığı gibi beyanlarının da doğru yazılmadığına, gerekli araştırma yapılmadan karar verildiğine, hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; dava zamanaşımının dolduğuna, sanığın suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince devriye görevi sırasında şüphelenilen bir aracın takibi sonucunda kent ormanına park ettiği görülerek yanına gidildiğinde kilitli ve cam hizasına kadar dolu olduğu, civarda bulunan sanık ...'nin çelişkili beyanları ve bu araçtan indiğinin görevlilerce görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcılığının talimatıyla emniyet merkezine götürülen araçta mahkemeden alınan arama kararıyla yapılan aramada 800 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

Söz konusu aracın sanık ... tarafından olay tarihinden önce kiralandığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... Cumhuriyet savcılığı tarafından alınan savunmasında, ...'ya ait araç yıkama dükkanında tanıştığı biriyle kaçak sigara taşıma karşılığında anlaştığını, aracın kendisine yüklü haliyle teslim edildiğini, aracın ... tarafından kiralandığını bilmediğini, ...'ın olaydan haberinin olduğunu düşündüğünü ifade etmiş, kovuşturma aşamasındaki savunmalarında, önceki savunmalarını tekrarla tanımadığı şahıslara ait kaçak sigaraları taşıma karşılığında anlaştığını, aracın yüklü halde Van ilinden kendisine verildiğini, Batman iline nakletme karşılığında ücret alacağını ifade ederek atılı suçu ikrar etmiştir.

Sanık ... savunmasında, Antalya'dan suçta kullanılan aracı kiraladığını, arkadaşı ...'in aracı istemesi üzerine kendisine verdiğini, kaçakçılıkta kullanıldığını bilmediğini, atılı suçu kabul etmediğini ifade etmiştir.

Sanıklar bozma ilamı sonrasında, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ve gümrük vergilerini ödeyecek durumlarının olmadığını, lehlerine olan hükümlerin uygulanmasını istediklerini ifade etmişlerdir.

Sanıklara etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtaratın yapıldığı, kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ...'nın ve sanık ... müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde

görülmemiştir.

1. Gerekçeli kararda iddianame anlatımının dosya kapsamıyla ilgili olmadığı gibi, sanık ...'nın savunması olarak yazılan beyanların da sanığın dosya kapsamındaki beyanları ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un "hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların sağlanmayarak Kanun'a açık aykırılık hali oluşturulması,

2. Yargıtay bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada bozma ilamına açıkça bir uyma kararı verilmediği gibi, ilamın sanıklara tebliğ edilmediği veya duruşmada okunmadığı da anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması ve sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,

3. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

4. Lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanıklar hakkında hapis cezasının yanında hükmedilen neticeten 25.000,00 TL adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesi karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması,

5. Katılan ... İdaresi lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin sanıklardan "eşit olarak" tahsil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ...'nın ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/689, K. 2024/7764, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-689-e-2024-7764-k-15369929fc09