Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6090 E. 2025/7282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6090
Karar No
2025/7282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/858 E., 2024/186 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi ... vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Olay tutanağı, sigaraların miktarı ve araç içerisinde yakalandığı yer, sanığın ikrar içeren savunması, bozma ilâmları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54. maddesinde düzenlenen müsaderenin hukuksal niteliği itibariyle ceza değil güvenlik tedbiri olduğu ve güvenlik tedbiri niteliğindeki müsadereye karar verilmemesinin aleyhe bozma yasağına konu olmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; kaçak eşya naklinde kullanılan sanığa ait olan, suça konu kaçak eşyaların, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, yine araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmadığı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmadığı anlaşıldığından nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde netice ceza doğru belirlenmiş olmakla birlikte sanık hakkında teşdiden belirlenen temel ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca ele geçen eşyanın sigara olması nedeniyle yarı oranında arttırım yapılmasına ilişkin 2. maddede, maddi hata sonucu cezanın bir kat arttırıldığı belirtilerek hükmedilen hapis cezasının "1 yıl 19 ay 15 gün hapis" yerine "1 yıl 19 ay hapis" olarak yazılması ve dosyada tek sanık olmasına rağmen "sanıkların 1 yıl 19 ay hapis ve 750 gün adlî para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına" şeklinde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün 2. maddesinde yer alan "bir kat arttırılarak sanıkların 1 YIL 19 AY HAPİS VE 750 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin çıkarılarak yerine "yarı oranında arttırılarak sanığın 1 YIL 19 AY 15 GÜN HAPİS VE 750 GÜN ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6090, K. 2025/7282, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-6090-e-2025-7282-k-8b31a75866d0